KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5222 E., 2023/5172 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/5222
- Karar No
- 2023/5172
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. Mustafa Demirel
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Konya ili, ... PTT Müdürlüğünde dağıtıcı olarak görev yapan davacı tarafından, "zimmet" suçundan hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı nedeniyle Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve 107. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin PTT Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının, ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen ... tarih ve ... sayılı karar ile, 1 yıl, 3 ay, 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan cezanın kesinleştiğinin görüldüğü; bu durumda, ilgili mevzuat hükümlerinin incelenmesinden işe alınmada aranacak genel şartlar arasında yer alan ''zimmet suçundan mahkum olmamak'' şartının davacının almış olduğu ve kesinleşen hapis cezası ile ihlal edildiği/kaybedildiği,
göreve alınma şartlarından birini kaybeden davacı hakkında Yönetim Kurulu Kararı ile ilişiğinin kesilmesine yönelik mevzuata uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının işten ilişiğinin kesilmesi işleminin hukuk dışı olduğu, personel hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, ancak davalı idare tarafından, davacıya savunma yapma hakkı tanımadığı, davalı idarenin, davacının "zimmet" suçundan mahkum olduğu gerekçesiyle savunmasını almaksızın "işten çıkarma cezası" verdiği, yapılan bu işlemin kanuna aykırı olduğu, söz konusu kararın verilmesi gereken süre, iki yıllık zamanaşımını doldurmuş olduğundan, davalı idarece verilen işten ilişiğinin kesilmesi cezası hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, İdare Mahkemesince davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeni bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/5222, K. 2023/5172, 23 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama