KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/869 E., 2024/5179 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/869
- Karar No
- 2024/5179
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...'yi temsilen ... Sendikası
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında, sözleşmeli elektrik teknisyeni olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; ...
Belediyesinde ... tarihinden itibaren ... sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli teknisyen kadro unvanında görev yapan davacının hizmet sözleşmesi, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshedilmiş ise de; davacının istihdam edildiği kadroda hizmetine ihtiyaç bulunmadığına ilişkin somut ve objektif hiçbir tespitin bulunmadığı, işlem sebebinin soyut nitelikte kaldığı, ayrıca davalı idarenin elektrik hizmeti pozisyonunun devam ettiği, bu kapsamda istihdam edilmeye devam edilen teknisyenlerin bulunduğu,
dolayısıyla Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile davacıyla imzalanan hizmet sözleşmesinde yer verilen fesih şartlarının oluşmadığı, idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğinin idare hukukunun temel ilkelerinden biri olduğu, kamu hizmetine giren bir kişinin bu hizmete devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluşacağı hususları birlikte dikkate alındığında; davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline;
davacının yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının da ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tazminat isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sözleşmeli olarak görev yapan 80 teknik personel kadrosu bulunduğu, 14 personelin teknisyen olarak görev yaptığı, elektrik teknisyeni kadrosunda 4 adet kadro bulunduğu, kamu hizmetinin ifasında elektrik işleri için gerekli personel sayısından fazla personel olduğu, en son sözleşme imzalanan davacının sözleşmesinin feshedildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu sözleşme feshi işleminin haklı gerekçelere dayanması gerektiği, takdir yetkisinin sınırlarının aşıldığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Haklı beklenti kavramı, yargı kararları ve öğretide, idarenin uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanmakla birlikte; bunun, mevcut hukuki durumun mutlak dokunulmazlığı şeklinde değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "kamu hizmetine giren bir kişinin bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluşacağı" hususuna yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de bu husus, karardaki diğer gerekçelerin hukuka uygun bulunması karşısında, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/869, K. 2024/5179, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama