KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/987 E., 2025/2493 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Esas No
- 2022/987
- Karar No
- 2025/2493
- Temyiz eden (davalı)
- ...Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...dari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığında astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma ceza ile cezalandırılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararın iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının amiri olan M.Ç. ile aralarında başlayan sözlü tartışmanın, M.Ç.'nin attığı mesaj sonrasında birlik dışında kavgaya dönüştüğü ve adli mercilere intikal ettiği, davacının amire saygısızlık fiilini işlediği açık ise de, bu fiilin tek başına hizmete engel davranış olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacının Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;
diğer yandan, yeniden bir değerlendirme yapılarak tipiklik ve orantılılık ilkeleri kapsamında davacının eyleminin karşılığı olan disiplin cezasının verilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının fiilinin "hizmete engel davranışlarda bulunmak" disiplinsizliği olduğu ve davalı idare aleyhine harca hükmedilemeyeceği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yirmi dört yıllık, başarılı bir meslek hayatının olduğu, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmış, madde gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı,
uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ''...davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/987, K. 2025/2493, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama