KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1303 E., 2023/2587 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/1303
- Karar No
- 2023/2587
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Hava Kuvvetleri Komutanlığında pilot subay olarak görev yapmakta iken yasal yükümlülük süresini doldurmasının ardından, 2014 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan davacının, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na eklenen Ek Geçici 98. madde kapsamında yeniden muvazzaf subay olarak görevlendirilmesine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davanın, kesinleşen yargı kararı ile reddedilmesi üzerine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 438.803,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın 15/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı tarafından, yeniden muvazzaf subay olarak görevlendirilmeden önceki dönemde ...
Hava Taşımacılığı A.Ş.'de pilot olarak görev yaptığı, görevlendirme sonrasında Hava Kuvvetleri Komutanlığından aldığı maaşın düşük olması nedeniyle zarara uğranıldığı ileri sürülmüş ise de, davacının yeniden muvazzaf subay olarak nasbedilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada, söz konusu işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği, idari davalarda, idarelerin işlemden dolayı hizmet kusuru ilkesine göre tazminat ödemekle yükümlü kabul edilebilmesi için, işlemde kusurlu bulunması,
bir başka deyişle idari işlemin mevzuata açıkça aykırı olması gerektiğinden, davacının yeniden muvazzaf subay olarak görevlendirilmesine ilişkin işleme karşı açılan davanın, kesinleşen yargı kararı ile reddedildiği görüldüğünden, idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulmasına neden olabilecek bir hizmet kusurunun ve bu nedenle idarenin tazmin yükümlüğünün bulunmadığı anlaşıldığından, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne hukuken imkan bulunmadığı,
aynı şekilde davacıya manevi tazminat verilmesini gerektirecek manevi olarak uğramış olup tazmini gereken bir zararından söz edilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin de karşılanmasına olarak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden.
Bölge İdare Mahkemesi kararının tatmin edici gerekçeden yoksun olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ve davanın esasını oluşturan "idarenin dolayısı ile Devletin kusurlu işlemleri ile kusursuz sorumluluğu ve fedakarlığın denkleştirilmesi/kamu külfetleri karşısında vatandaşların eşitliği ilkeleri"nin hiç tartışılmadığı, ayrıca, söz konusu gerekçeli kararda, yargısal faaliyetin tüm işlemlerinin bir bütün halinde değerlendirilip değerlendirilmediği, dava konusunun yetkili makamlar tarafından gerektiği şekilde ele alınıp alınmadığı,
davada "önemli bir dezavantaja maruz kalma ölçütünün" mevcut olup olmadığı konuları da tartışılmadan, salt “Kanun Devleti” bakış ve anlayışı ile “siyasal gücün baskısı altında” karar verildiği; esas yönünden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuk devleti, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan hukuk güvenliği ve belirlilik ilkesine aykırı olduğu, ortaya çıkan zarar ile idari işlem/eylem arasında bir “nedensellik bağı”nın olması durumunda zararın karşılanması gerektiği, manevi tazminat ödenmesine ilişkin koşulların mevcut olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1303, K. 2023/2587, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama