KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1358 E., 2025/566 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/1358
- Karar No
- 2025/566
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Adilcevaz Belediyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli teknisyen olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından ve belediyenin ekonomik koşullarının yetersiz olduğundan bahisle, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Adilcevaz Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırılmasına karşın, davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı ve kurumun ekonomik koşullarının yetersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, bu hususların hukuken kabul edilebilir bilgi ve belge ile somut olarak ortaya konulamadığı, ayrıca davacının herhangi bir disiplinsizliği yahut hakkında açılmış bir soruşturmanın bulunmadığı,
kadrosunun iptali ile ilgili davalı idarece herhangi bir tasarrufun da olmadığı ve bir adet teknisyen kadrosunun münhal durumda bulunduğu anlaşıldığından, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ülkede devam eden ekonomik şartlar nedeniyle idarelerinin malî güçlük çektiği, bu sebeple hizmetine ihtiyaç kalmayan personelin görevine devam ettirilmesinin mümkün olmadığı, idare mahkemesi kararında yerindelik denetiminde bulunarak değerlendirme yapıldığı, sözleşme imzalanan personel ile süresiz olarak sözleşme yenilenmesi yönünde değerlendirme yapılmasının isabetsiz olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığı bu haliyle Anayasa'ya aykırılık taşıdığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı, (b) bendinde ise; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Haklı beklenti kavramı, yargı kararları ve öğretide, idarenin uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanmakla birlikte; bunun, mevcut hukuki durumun mutlak dokunulmazlığı şeklinde değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının, bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı" gerekçesine yer verilmesinde hukukî isabet bulunmamakta ise de, bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmış olduğu halde İdare Mahkemesi kararında, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden "yoksun kalınan özlük ve parasal hakların göreve son verildiği ve her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi" şeklinde hüküm kurulmasında,
hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında değerlendirildiğinden; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden öncesine ilişkin kısmının dava tarihinden itibaren, dava tarihinden sonrasına ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1358, K. 2025/566, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama