KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1962 E., 2023/4539 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/1962
- Karar No
- 2023/4539
- Temyiz eden (davacı)
- ... adına vasisi …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunda iletişim uzmanı olarak görev yapan davacının, "özürsüz ve izinsiz olarak altı gün işe gelmediğinden" bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, davacının yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle brüt aylığından ¼ oranında kesinti yapılması şeklinde uygulanmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/11/2019 tarih ve E:2016/5830, K:2019/8705 sayılı bozma kararına uyularak; davacının iletişim uzmanı olarak görev yaptığı, VİP personeli olarak işe giriş ve çıkışları turnikeden elektronik olarak yapılmamakta ise de, güvenlik görevlilerinin turnikeyi manuel olarak açarak giriş çıkış takibinin fiziki olarak yapıldığı, bu takibi yapan güvenlik görevlilerince davacının 21, 22, 25, 26, 27, 29 Ağustos 2014 tarihlerinde işe gelmediği yönünde tespit yaparak gelmediğine ilişkini tutanak düzenlendiği, soruşturma raporu kapsamında düzenlenen tutanağın kamera kayıtları incelenerek doğrulandığı,
ayrıca davacının bu tarihlerdeki başka işleri nedeniyle görevli olduğu binaya gitmediği ve kurumun diğer binalarındaki işlerini ifa ettiği yolundaki ifadesi ve savunması ile anılan tarihlerde işe gitmediğinin doğrulandığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Özel Kalem Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı içeriğinden davacının bu tarihlerde herhangi bir görevlendirmesinin bulunmadığı anlaşıldığından, diğer kurum binalarında bulunmasının mazeret olarak kabul edilemeyeceği, sonuç olarak;
gerek davacı hakkında güvenlik görevlilerince tutulan tutanak, gerek kendi beyanı, gerekse 27/10/2014 tarihli yazı uyarınca davacının 21, 22, 25, 26, 27, 29 Ağustos 2014 tarihlerinde işe gelmeme eyleminin subüt bulduğu, bu durumda, davacının 21, 22, 25, 26, 27, 29 Ağustos 2014 tarihlerinde göreve gitmediği anlaşıldığından, eylemine uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kamera kayıtları ve güvenlik görevlilerince fiziki takip yapıldığı, bu takibin güvenilir olmadığı, devamsızlık yapıldığı ileri sürülen günler için tek tek tutanak tutulmadığı, toplu olarak tutanak tutulduğu, davalı idarenin işe giriş çıkış kayıtlarını güvenilir şekilde tutma yükümlülüğünü yerine getirmeksizin işlem tesis ettiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucu, 21-22-25-26-27-29 Ağustos 2014 tarihlerinde 6 (altı) gün özürsüz ve izinsiz göreve gelmediğinin tespit edildiği, bu nedenle verilen cezada hukuka ve mevzuata aykırılık olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 18/06/2020 tarih ve E:2020/2074 kararıyla, davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının adli yardım istemi hakkında yeniden bir karar alınmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/1962, K. 2023/4539, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama