KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2323 E., 2024/5691 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/2323
- Karar No
- 2024/5691
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Sakarya İli, Söğütlü Belediye Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, hakkındaki kesinleşen ceza kararlarından bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin Söğütlü Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına istinaden yaralama suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın temyiz aşamasında Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı, yine davacı hakkında ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca, aynı maddeye istinaden yaralama suçundan 3 yıl, 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın temyiz aşamasında Yargıtay ...
Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı, davacı hakkında iki ayrı yaralama suçundan verilen toplam 3 yıl, 19 ay hapis cezasının 15/10/2019 ve 03/06/2020 tarihlerinde kesinleştiği, bu durumda, davacının iki ayrı "yaralama" suçundan hakkında toplam 3 yıl, 19 ay kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğu, mahkum olduğu suçun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan olup, Devlet memurluğu görevine alınmaya engel olduğu, dolayısıyla davacının memur olma şartlarını kaybettiği anlaşıldığından,
Devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38. maddesinin (j) fıkrasında, ''belediye personelini atamak" belediye başkanlarının görev ve yetkileri arasında sayıldığından, göreve son verme işleminin belediye başkanı tarafından hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Belediyelerde memurluktan çıkarma cezasını verme yetkisinin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna ait olmasına rağmen, dava konusu işlemin Belediye Başkanı onayıyla tesis edildiği, yine işlemde sendika temsilcisinin de hazır bulunmadığı, 5393 sayılı Kanun uyarınca belediye başkanının görev ve yetkileri arasında memurluktan çıkarma cezası verilmesinin yer almadığı, bu durumun yetki ve usulde paralellik ilkesine de aykırı olduğu,
Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilebilmesi için her şeyden önce usulüne uygun bir soruşturma yapılarak savunma hakkının tanınması gerektiği, ayrıca dava konusu işlemde karara karşı başvurulabilecek kanun yollarının usul ve süresinin de gösterilmediği, hakkındaki ceza kararlarına ilişkin olarak denetimli serbestlik hükümlerinden yararlandırıldığı, bu süre içinde yükümlülüklerini yerine getirenler yönünden, denetim süresi sonunda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayacağından, kamu haklarından mahrumiyetin de söz konusu olmadığı, cezaevinde olan memurlar yönünden bu sürede memurluğun askıya alınması işleminin yapılarak,
infazın sona erdiği tarihten itibaren memuriyete iadelerinin sağlanması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında; "davacının iki ayrı 'yaralama' suçundan hakkında toplam 3 yıl 19 ay kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğu, mahkum olduğu suçun devlet memurluğu görevine alınmaya engel olduğundan davacının memur olma şartlarını kaybettiğinin anlaşıldığı" şeklindeki gerekçeye yer verildiği görülmekte ise de, davacının yaralama suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmış olmasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde yer verilen "...kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl ve daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak" hükmü ile 98/b maddesi uyarınca davacı hakkında devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin işlemin tesisine sebep olamayacağı açıktır.
Davacının diğer yaralama suçu nedeniyle almış olduğu 3 yıl 9 aylık kesinleşmiş mahkumiyet kararının ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesine göre memuriyete engel teşkil ettiği ve davacının memur olma şartlarını kaybettiği anlaşıldığından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi gereği devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/2323, K. 2024/5691, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama