KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/4560 E., 2023/5215 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/4560
- Karar No
- 2023/5215
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Rize Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmaktayken 679 sayılı KHK ile kamu görevine son verilen ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacı tarafından; görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak geriye dönük ödenen mali haklarının ödenmeyen yasal faizlerinin ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Rize Cumhuriyet Başsavcılığı Adliye Müdürlüğünün ... tarih ve ... Muh. sayılı işleminin iptali ile mali haklarının yasal faizlerinin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; ilgili düzenlemelerde faiz ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamakla birlikte, faiz alacağının, asıl alacağa bağlı feri bir alacak olması ve davacının yoksun kaldığı maaşlarının uzun bir zaman geçtikten sonra kendisine ödenmiş olması,
dolayısıyla davacının, kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle alacağına geç kavuşması nedeniyle, bu sürede alım gücünde meydana gelen azalmanın karşılanması bakımından sonradan ödenen maaşların, davacı kamu görevinden ihraç edilmemiş olsaydı ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizinin ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
7145 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği, bu kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı hükmü yer almakta ise de, asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz talebinin, Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen anlamda tazminat olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline,
davacının parasal haklarına ilişkin faiz tutarının davalı idarece hakediş tarihlerinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 06/01/2017 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ve 23/01/2019 tarihli Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kamu görevine iade edilerek göreve başlayan davacıya söz konusu döneme ilişkin maaşlarının 21/03/2019 tarihinde ödendiği anlaşıldığından,
davacı tarafından, bu tarihi izleyen günden itibaren başlayan 60 günlük dava açma süresi içinde doğrudan ya da 11. madde kapsamında idareye başvuru yapılarak kalan süre içinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra yapılan 24/01/2020 tarihli başvuru dava açma süresini canlandırmayacağından, süresi geçtikten çok sonra yapılan başvurunun reddi üzerine 15/04/2020 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün olmadığı,
bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek dava konusu işlemin iptali ile davacının parasal haklarına ilişkin faiz talebinin kabulü yönünde verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar verileceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.” hükmünün düzenlendiği, bu madde gereğince davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerektiği, 9. ve 13. maddeler birlikte değerlendirildiğinde davada süre aşımının olmadığı, aynı konuda açılmış dosyalarda farklı kararlar verildiği ve kararların birbiriyle çeliştiği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin, söz konusu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/4560, K. 2023/5215, 23 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama