KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/892 E., 2024/4439 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/892
- Karar No
- 2024/4439
- Temyiz eden (davalı)
- 1- ... Bakanlığı
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Muş İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... sayılı kararı ve 23/07/2019 tarihli Bakan olurunun iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının "resen emekliye sevk edilme" işleminin sebep unsuru olarak gösterilen 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin hakkındaki "terfi etmez" kararının yargı kararıyla iptaline hükmedilmiş olması ve mevcut hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bu kararın gereğini "aynen" ve "gecikmeksizin" yerine getirmekten başka bir seçeneği bulunmayan davalı idarenin, davacının bir üst rütbeye terfi ettirmesi zorunluluğunun bulunduğu, davacının beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi etmeme durumunun hukuk aleminde ortadan kalktığı anlaşıldığından,
işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların her bir maaş alacağı için hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek terfi ettirilmemesine karar verildiği, beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği için emekliye sevk edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava dilekçesinde de talep ettiği gibi dava açma tarihi olan 03/09/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken; "....işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her bir maaş alacağı için hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "...işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 03/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2023/892, K. 2024/4439, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama