KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1041 E., 2024/1590 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2024/1041
- Karar No
- 2024/1590
- Temyiz eden (davacı)
- ...'u temsilen ... Sendikası (... Sendikası)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul Avrupa Yakasında PTT'nin kargo/kurye gönderilerinin kabulü ve dağıtımı biriminde taşeron şirket işçisi (dağıtıcı) olarak çalışan davacının, İstanbul ilinde toplu ulaşım hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanmak üzere belge verilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 12/04/2023 tarih ve E:2022/3729, K:2023/2052 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre, 23/05/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nda, mülga 5584 sayılı Posta Kanunu'nun aksine açıkça, posta taşıyan memur ve dağıtıcılardan toplu taşıma ücreti alınmayacağına dair bir hükme yer verilmediği, 4736 sayılı Kanun'da sonraki tarihlerde yapılan değişikliklerde kimlerin şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanacağının belirlendiği,
postacı ve dağıtıcıların bu kapsamda sayılmadığı; başka bir ifadeyle, 11/02/2002 tarih ve 2002/3700 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda T.C.
Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğünde görev yapan postacı ve dağıtıcılar için getirilen muafiyet hükmünün, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar geçerli olduğu ve bu konuda ilgili kanunlarda yapılan değişikliklerde anılan görevliler için söz konusu hizmetlerden ücretsiz olarak yararlandırılmalarına dair bir düzenleme yapılmayarak kanun koyucunun iradesinin bu doğrultuda oluştuğu, diğer bir deyişle, 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesinin altıncı fıkrasıyla Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin;
ancak, temel kanunda bu yönde bir düzenleme olması halinde kullanılabileceği açık olduğundan, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemenin 6475 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılması üzerine,
Bakanlar Kurulunun bu yönde bir muafiyet tanıma yetkisinin de ortadan kalktığının kabulü gerektiğinden, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin alt işvereninde posta dağıtıcısı olarak çalışan davacının, anılan Kanun değişikliklerinden sonraki bir tarihte şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlandırılması istemiyle 22/09/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar muafiyetin devam etiği, yeni düzenlemede de muafiyetin devam etmeyeceğine ilişkin açık bir hüküm getirmediğine göre; muafiyetin devam etmesi gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirmenin kanun koyucunun iradesine uygun düşmediği, dava konusu işlemin iptaline karar vermesinin, aynı işi yapan PTT çalışanları arasındaki hakkaniyete, insaniyete, yasalara ve evrensel eşitlik ilkesine aykırı olan mevcut idari uygulamanın ortadan kaldırılmasının çağdaş çalışma koşullarını sağlayacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/1041, K. 2024/1590, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama