KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1177 E., 2024/3721 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/1177
- Karar No
- 2024/3721
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 40. maddesi gereğince yaş haddinden emeklilik işlemlerinin tesis edilmesine ilişkin ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. 5434 sayılı T.C.
Emekli Sandığı Kanunu'nun 40'ıncı maddesinin birinci fıkrasında; iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaş olarak belirlendikten sonra aynı fıkranın, 03/06/2011 tarih ve 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 40. maddesiyle değişik (ç/III) bendinde; gümrük muhafaza memurları için yaş haddi 55 olarak düzenlenmiş ise de.
703 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle, 65 olan yaş haddini, davacının tabi olduğu meslek grubu için 55 olarak sınırlayan 640 sayılı KHK'nin 40. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle, davacının 55 yaş haddine tabi olmayıp, 5434 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 40'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasında ifade edilen 65 yaş haddine tabi olduğunun açık olduğu,
dava konusu işleme dayanak gösterilen yasal düzenlemenin işlemin tesisinden önce yürürlükten kaldırılması nedeniyle 65 yaş haddine tabi olan ve bu süreyi doldurmadığı açık olan davacının, yaş haddinin uzatılması noktasında davalı idareye takdir yetkisi tanındığı hususunu ileri sürmeye hukuken olanak bulunmadığı, davacının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 65 yaş haddine tabi olduğu anlaşıldığından, 55 yaş haddini doldurduğundan bahisle yaş haddi süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu idari işleme dayanak gösterilen maddenin çerçeve madde olduğu ve yürürlükten kaldırılmış olmasının, ilgili hükümlerinde yürürlükten kalktığı anlamına gelemeyeceği, idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı olarak kullanmasının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Somut olayda idarenin ilga edilen bir mevzuat düzenlemesine dayanarak idari işlem tesis ettiği, emeklilik yaşlarının 65 olduğunun açık olduğu, bu doğrultudaki Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/1177, K. 2024/3721, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama