KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2163 E., 2024/4398 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2163
- Karar No
- 2024/4398
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi ... Camiinde ... olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının evli olmasına rağmen kendisini bekar olarak tanıtarak İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde beraber öğrenim gördüğü H.T. ile evlilik dışı birliktelik yaşamasının ''İslami törelere'' uygun olmadığı, bu ilişkinin fakülte hocaları arasında şüyu bulduğu, bu durumda davacının ortak nitelik şartını kaybettiği anlaşıldığından görevine son verilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından son savunmasının alınmadığı iddia edilmiş ise de;
bunun bir disiplin cezası olmadığı kaldı ki ortak nitelik koşuluna ilişkin olarak yapılan soruşturmada usulüne uygun ifadesi alınmak suretiyle de bu iddialara karşı savunmalarının alındığı görüldüğünden bu iddiasına itibar edilmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının maddi hak talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğundan bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sadece H.T.'nin soyut ve gerçek dışı beyanları ile soruşturma başlatıldığı, 22/10/2022 tarihinde halı saha maçında olduğunu tanık ifadeleri ve video kaydı ile, 28/11/2022 tarihinde ise görev yerinde olduğunu cami güvenlik kamerası kayıtları ile ortaya koymasına rağmen bunların dikkate alınmadığı, Uşak'a gittiği zaman ise hep yanında olan arkadaşı T.A.'nın tanık olarak dinlenilmesini talep ettiğini ancak bu talebinin de karşılanmadığı, ses kaydının ne şekilde oluşturulduğunu bilmediği, görev yeri ile okulun mesafesinin 16 km olduğunu dolayısıyla çevrede bilinir olma şartının gerçekleşmediği, savunması alınmadan görevine son verildiğini belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/2163, K. 2024/4398, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama