KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3153 E., 2024/4608 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/3153
- Karar No
- 2024/4608
- Temyiz eden (davalı)
- ...Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri V. Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Manisa ili, Salihli ilçesi, ... Mahallesi Cami imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının çalıştığı inşaat halindeki binadan kapı çaldığı suçlamasıyla yapılan yargılamada itimadı suistimal sonucu hırsızlık suçundan hakkında verilen hüküm nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiği sonucuna varılarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince.
Danıştay Onikinci Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2021/445, K:2023/5558 sayılı bozma kararına uyularak; davacı hakkında hüküm tesisine esas alınan söz konusu fiilin 2000 yılında işlendiği, davacının memuriyete 2008 yılında girdiği, bozma üzerine hakkında açılan davanın ancak 2014 yılında ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi suretiyle sonuçlandığı, soruşturma raporu içeriğinde anılan eylemin veya ceza mahkemesi kararının çevrede bilinir olduğuna ilişkin bir veri bulunmadığı gibi herhangi bir tanık ifadesine de yer verilmediği,
bu haliyle İslam törelerine aykırılığı tartışmasız olan fiilin Yönetmelik'te aranılan çevresinde bilinir olmak şartının gerçekleştiğinden söz edilmeyeceğinden, görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının göreve atandığı tarihte atanma şartları arasında yer alan ortak nitelik şartını taşımadığı, kamu hizmetini etkili ve verimli bir şekilde ifa etmesine imkan bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/3153, K. 2024/4608, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama