KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/674 E., 2024/2844 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/674
- Karar No
- 2024/2844
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi Rektörlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem:... Üniversitesi Rektörlüğünde taşeron şirket bünyesinde çalışmakta iken iş akdi feshedilmekle birlikte, işe iadesi istemiyle açtığı dava, ...
İş Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilerek işe iadesine karar verilen davacının, sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine yönelik başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda verilen iptal kararı üzerine sürekli işçi olarak işe başlaması sonrasında, iş sözleşmesinin feshedildiği tarih (01/01/2017) ile görev başlama tarihi (01/04/2020) arasında ödenmeyen maaş ve ek ödemelerin ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...
Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, hakkını ihlal ettiği belirtilen bir idari işlem sebebiyle uğranılan zararların tazmini istenildiğinden, işbu davanın idari işlemden kaynaklanan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca iptal davası üzerine açılan tam yargı davası niteliğinde olduğu göz önüne alındığında, davacının,
işe iadesine karar verilmesi üzerine davalı idareye yapmış olduğu sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine yönelik başvurusunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava neticesinde verilen Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...
İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kesin kararının usulüne uygun şekilde davacıya 05/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde doğrudan tam yargı davasının açılmış olması ya da aynı süre içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. madde kapsamında idareye başvuru yapılarak bu başvurunun reddi üzerine kalan süre içinde bakılan davanın açılması gerekmekte iken, bu süre geçirildikten yaklaşık üç yıl sonra 12/06/2023 tarihinde yapılan başvuru dava açma süresini canlandırmayacağından,
söz konusu başvurunun reddedilmesi üzerine açılmış olan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı; öte yandan, davacının 01/04/2020 tarihinde sürekli işçi olarak işe başladığı, dolayısıyla anılan tarih itibarıyla zararın kesinleştiği hususu da dikkate alındığında, en nihayet atamasının yapılıp göreve başlatıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açması veya yine aynı süre içinde idareye başvurarak zımnen reddi veya reddi üzerine dava açması gerekirken, belirtilen süre geçtikten çok sonra 12/06/2023 tarihinde idareye başvuru yapılarak,
başvurunun zımnen reddi üzerine dava yoluna başvurulduğunun anlaşılması karşısında, davacının sürekli işçi olarak işe başladığı tarih esas alınarak dava süresi hesaplandığında dahi davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bakılan iptal ve tam yargı davasının konusunun 1.000,00-TL olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kesinlik sınırı altında bir değerle açılan davada karar verilinceye kadar miktar artırımında da bulunulmadığı, bu durumda, belli bir parayı içeren davaya konu uyuşmazlık konusu miktar, kararın verildiği tarih itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen parasal sınırın altında kaldığından, İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu ve istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, ...
İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyize konu kararıyla; istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, talep sonucunun belirlenmesinin belirli bir uzmanlık getirdiği, bu hesabın davacı tarafından yapılamayacağı, bilirkişi tayin edilerek karar verilmesi gerektiği, iş akdinin feshinin haksız olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2024/674, K. 2024/2844, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama