KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/6074 E., 2020/1617 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas No
- 2015/6074
- Karar No
- 2020/1617
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ltd. Şti.
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
- Vekili
- ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca ihale yoluyla satılan ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı ... apartmanın 25/40 hissesinin tekabül eden kira bedellerinin ihale tarihinden (07/04/2010) tapuda tescil tarihine kadar (13/12/2013) geçen sürede rayiçlerinin altında tahsil edildiği iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...-TL zararın yasal faiziyle birlikte davalı idareden tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; amme borçlusu ... adına kayıtlı bulunan ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı kargir apartmanın 25/40 hissesinin 07/04/2010 tarihinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan ihale sonucunda ...-TL bedelle davacı şirkete satıldığı, amme borçlusu tarafından açılan ihalenin feshi davasının ...
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine, 13/12/2013 tarihinde taşınmazın tapuda davacı adına tescil edildiği, taşınmazda bulunan iki kiracıdan tahsil edilen kira bedellerinin iki ayrı hesapta nemalandırılarak toplam ...-TL anaparanın faiziyle birlikte davacıya ödendiği, davacı şirket tarafından 12/05/2014 tarihinde keşide edilen ihtarnameyle ödenen kira bedellerinin rayiçlerin altında olduğundan bahisle ...-TL daha ödemenin talep edildiği, bu talebin reddi üzerine ıslah edilmek üzere ...-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle zararla, idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması gerektiği, davacı tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tahsil edilen kira bedellerinin rayiçlerin altında olduğu iddia edilmiş ise de bu hususun somut verilerle ortaya konulamadığı, ihale tarihinden sonra gayrimenkul üzerinde devir işlemi yapma hariç tasarrufta bulunma yetkisinin davacı şirkete geçtiğinden ve davacı şirket tarafından uğranıldığı öne sürülen zararın somut olarak ortaya konulamadığından,
davalı idarenin işlem veya eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığından ve zararın tazmininden söz etmenin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkemenin eksik inceleme yaptığı, yaklaşık 3 yıl boyunca rayicin çok altında kira bedelleri tahsil edilerek kendilerine ödendiği, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, taşınmaz mülkiyetinin ihale anında davacıya intikal ettiği, ihalenin feshi davası nedeniyle tapuda tescilin 3 yıl sonra yapıldığı, bu süre boyunca ihale konusu taşınmazın rayiçten tahsil edilen kira alacaklarının davacıya ödendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2015/6074, K. 2020/1617, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama