KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/1243 E., 2021/2966 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Esas No
- 2016/1243
- Karar No
- 2021/2966
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Fonu (…
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının varisi olduğu …'ın, …İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin … A.Ş.'den kullandığı krediye kefaletinden dolayı davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı 53.468.510,72-TL bedelli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dışı. İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin. A.Ş.'den kullandığı kredilerde müteveffa …'ın kefaletinin bulunduğu, … grubunun hakim ortağı olduğu.
A.Ş.'nin yönetiminin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün … tarih … sayılı kararı ile değiştirilerek Fon'a devredildiği, anılan kredilerden müteselsil kefil olmasından dolayı …'ın da sorumlu tutulduğu, Tahsilat Daire Başkanlığı'nın … tarih ve …sayılı ihtiyati haciz onayı ile temlik alınan dosyaların borçluları ve kefillere ilişkin 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca ihtiyati haciz işlemlerinin başlatıldığı, kefil sıfatıyla …'a … tarih ve … sayılı ödeme emri gönderildiği, bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine 05/06/2006 tarihinde ilanen tebliğ edildiği,
ödeme emrine itiraz edilmediği ve süresi içinde kesinleştiği, ancak …'ın 04/11/2013 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yasal ve tek mirasçısı davacı …'a dava konusu ödeme emrinin gönderildiği ve işbu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı,. İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin.
A.Ş.'den kullandığı krediler nedeniyle oluşan ve hâlen ödenmemiş olan kredi borcunun Fon alacağı niteliği kazanması üzerine, 20 yıllık zamanaşımı süreleri içerisinde 6183 sayılı Kanun uyarınca takibine başlanan kredinin kefili olan … hakkında gönderilen ödeme emrinin itiraz edilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından, kredi kefilinin vefat etmesi nedeniyle yasal ve mirası reddetmeyen tek mirasçısı davacı hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında takibe devam edilmesi ve davacıya ödeme emri gönderilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ödeme emrinin zamanaşımına uğradığı, kefalet sözleşmesinin Borçlar Kanunu'na aykırı olduğu, borcun hatalı hesaplandığı, hatalı hesaplamaya ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının murisine bilinen adresinde tebligat yapılamadığı için 05/06/2006 tarihinde ilanen tebligat yapıldığı, davacının murisinin ilanen tebliğ tarihinde hayatta olduğu ve ödeme emrine itiraz etmediği, kesinleşen borca yasal mirasçılarının itiraz etmesinin mümkün olmadığı, fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/1243, K. 2021/2966, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama