KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/213 E., 2020/454 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Esas No
- 2016/213
- Karar No
- 2020/454
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet nedeniyle 5.723,00-TL idari para cezası verilmesine ve ele geçirilen kıyılmış tütünün mülkiyetinin kamuya geçirilmesine yönelik ... Valiliği'nin 16/04/2010 tarihli idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 06/04/2015 tarih ve E:2010/4964, K:2015/1364 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; büfe işleticisi olan davacıya ait iş yerinde 14/04/2010 tarihinde denetim yapıldığı, denetimde davacının dükkânındaki raflarda ve yerde şeffaf beyaz poşetler içerisinde kıyılmış tütünlerin olduğunun görüldüğü, söz konusu tütünlerin 70,750 kilogram geldiğinin tespit edildiği ve el konulduğu, izin almadan kıyılmış tütün satışı yapılması nedeniyle davacıya ...-TL idari para cezası verilmesine ve ele geçirilen ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiği,
daha sonra 25/02/2011 tarih ve 27857 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 175. maddesi ile 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (ı) bendindeki “ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere” ibaresinin bentten çıkarılarak (o) bendi altında yeniden düzenlendiği, aynı maddede (o) bendine aykırı olarak satışa sunulan ürünlere el konulması yaptırımı uygulanması bakımından valilerin yetkilendirildiği,
her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan yasa kurallarına uygun olarak tesis edildiği görülmekte ise de, davacının fiilinin karşılığı idari para cezası tutarının, 2011 yılında yürürlüğe giren kurallar ile 500,00-TL'sına düşürüldüğü görüldüğünden, ceza hukukunun "lehe kuralın geriye yürütülmesi" ilkesinin bir gereği olarak,
davacının 5.723,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin 500,00-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık, davacının izinsiz olarak satışa sunduğu kıyılmış tütünlere el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 14/04/2010 tarihinde yapılan denetimde davacının iş yerinde 70,750 kg kıyılmış tütün ele geçirildiği, davacı hakkında tesis edilen işlemin infazı gerçekleştirilmiş bir idari işlem olduğu ve 2011 yılında yürürlüğe giren kurallar gereği yeniden değerlendirilmesinin hukuka uygun olmadığı, davacının haiz olduğu tütün mamulü satış belgesinin dökme halde üretilmiş ve bandrolsüz olarak sarmalık kıyılmış tütünlerin satışına cevaz vermediği, bu ürünlerin faturalı olarak temin edilmiş olmasının durumu değiştirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/213, K. 2020/454, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama