KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3803 E., 2022/41 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2022
- Esas No
- 2016/3803
- Karar No
- 2022/41
- Temyiz eden (davacı)
- ... Fm Radyo Televizyon ve Uydu Yayıncılığı A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, Ankara, Adana ve Yalova Merkez, İstanbul Çatalca ve Silivri İlçeleri, Kocaeli Gebze İlçesi'nde yayına geçmek üzere frekans tahsisi yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda. Mahkemenin 14/10/2015 tarihli ara kararı ile davacıdan Adana, İstanbul Çatalca ve Silivri İlçeleri, Kocaeli Gebze İlçesi ve Yalova'da kesintisiz olarak hangi tarihten itibaren yayın yaptığının sorulduğu, verilen cevapta söz konusu yerlerde hiç yayın yapılmadığının belirtildiği,
ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayın lisansı talebinde bulunabilmeleri için Kurul tarafından gerekli idarî, malî ve teknik şartların belirlenmesi gerektiği, Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde kuruluşların lisans tipini değiştirmeleri, yayın alanlarını genişletmeleri veya ilk defa yayına başlamalarının mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yerel radyo yayın lisansının, ulusal radyo yayın lisansı olarak değiştirilmesi talebinin reddine dair işlemin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, bu sayede ulusal radyo (R1) lisansının yargı kararı ile kazanılmış olduğu, anılan mahkeme kararının bir gereği olarak başvurusuna konu merkezlerde yayın izni verilmesi gerektiği, öte yandan davalı idarenin kamu gücünü keyfi kullanmak suretiyle Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı davrandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, hâlihazırda karasal ortamdan yayın yapan kuruluşların, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrası kapsamında, sıralama ihalesi yapılıp ihale sonucuna göre kuruluşlara lisans verilinceye kadar, 6112 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte (03/03/2011) Üst Kurul kayıtlarına göre yayında oldukları yerleşim yerlerinde, kullandıkları kanal ve frekanslar müktesep hak olmamak kaydıyla yayınlarına devam ettikleri; davacı kuruluşun 1995 yılında İzmir ilinden yerel radyo yayını yapmak üzere lisans başvurusunun bulunduğu ve ...
İdare Mahkemesi'nin 31/12/2010 tarihli kararı gereği ulusal radyo lisans tipinde yayınlarına devam ettiği, ancak Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayın alanını genişletmelerinin veya ilk defa yayına başlamalarının mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/3803, K. 2022/41, 12 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama