KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4778 E., 2022/911 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Mart 2022
- Esas No
- 2016/4778
- Karar No
- 2022/911
- Temyiz eden (davacı)
- ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi
- Vekili
- Av., ... Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Gayrimenkul yatırım ortaklığı olan davacının bağlı ortaklığı için taşınmazları üzerinde ipotek hakkı tesis ettirilmesi, kefalet ve borç senedi verilmesinin Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin (Seri:III, No:48.1) 22. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendiyle 30. maddesinin 1. fıkrasına ve 24/09/2014 tarih ve 28/928 sayılı Kurul kararına aykırı olduğundan bahisle davacı hakkında toplamda 44.814,00-TL idarî para cezası tesis edilmesine ilişkin 14/05/2015 tarih ve 12/556 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ilgili mevzuat düzenlemelerinden gayrimenkul yatırım ortaklıklarının, malvarlıkları üzerinde belli amaçlar dışında hiçbir suretle üçüncü kişiler lehine ipotek, rehin ve diğer sınırlı ayni haklar tesis ettirilemez ve başka herhangi bir tasarrufta bulunulamayacağının sabit olduğu;
bu durumda, gayrimenkul yatırım ortaklığı olan davacının, bağlı ortaklığı olan ...Karaköy Gayrimenkul Yatırımları ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilen projesinin finansmanı için kredi kullandıran banka lehine ipotek tesis edemeyeceği gibi yine bir diğer bağlı ortaklığı olan ...Gayrimenkul Ticareti ve İnşaat Anonim Şirketi’nin bağlı ortaklığı tarafından gerçekleştirilen projenin finansmanı kapsamında kredi kullandıran banka lehine kefalet ve borç senedi veremeyeceği anlaşıldığından,
anılan her bir eylem için ayrı ayrı olmak üzere tesis edilen idarî para cezası tesisine yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bağlı ortaklıkların üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceği, mülkiyet hakkının kanunla ve hakkın özüne dokunmaksızın sınırlanabileceği, hukuki belirlilik ilkesinin ihlâl edildiği, sözleşmelerin şirketin değerini arttırdığı, dava konusu işlemin sermaye piyasası mevzuatının amacına aykırı olduğu, yatırımcı menfaatinin gözetilerek hareket edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 6362 sayılı Kanun’un verdiği yetki çerçevesinde hukuka uygun şekilde çıkarıldığı, dava konusu işlemin verilen teminatlar nedeniyle ve anılan Tebliğ düzenlemelerine göre tesis edildiği, 23/09/2014 tarihli Kurul kararına dayanılarak işlem tesis edilmediği, uyuşmazlık konusu teminatların anılan Tebliğ’in yürürlüğe girmesinden sonra verildiği, bağlı ortaklık olsalar da ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2016/4778, K. 2022/911, 9 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama