İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2016/5052 K.2022/2509

Dava konusu istem: Davacı şirketin ... Mamüller Lokantacılık Petrol İnşaat Taşımacılık Turizm Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (... Petrol) ile arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 5. maddesinde…

Esas2016/5052Karar2022/2509Tarih7 Haziran 2022Okuma12 dk · 2.411 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/5052 E., 2022/2509 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
7 Haziran 2022
Esas No
2016/5052
Karar No
2022/2509
Temyiz eden (davalı)
... Kurumu
Vekili
Hukuk Müşaviri V. ...
Karşı taraf (davacı)
....A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.411 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin ... Mamüller Lokantacılık Petrol İnşaat Taşımacılık Turizm Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (... Petrol) ile arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 5. maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanamayacağı ve bu dikey ilişkiye 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınamayacağı yolundaki ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce; akaryakıt dağıtım şirketinin bayisi ile ilgisi olmayan üçüncü bir kişiden intifa hakkı yoluyla taşınmazı devralırsa hem bayilik hem de intifa sözleşmesini 5 yıldan uzun süreli yapabileceği, uyuşmazlıkta davacının bayi olarak belirlediği Jandarma Asayiş Vakfı İşletmesi (...) ile lehine intifa hakkı tesis eden ...

Petrol arasında bir ilgi bulunmadığından ve idarece bu yönde bir tespit de ileri sürülmediğinden, münhasırlık kaydı bulunan sözleşmelerin 5 yıllık süreyle akdedilebileceği yolundaki genel kuralın istisnası olarak getirilen hükümden faydalandırılması gerektiği, ...

Petrol’ün 16/04/2009 tarihinde söz konusu taşınmaz üzerinde Petrol Ofisi A.Ş. (...) lehine 18 yıl süreli yeni bir intifa hakkı tesis etmiş olması ve taraflar arasında 13/04/2009 tarihinde akdedilen Protokol’de de bu intifa hakkının tesis edilmesi ile söz konusu taşınmazda ...’in işletici olarak faaliyet göstermesinin ...

Petrol tarafından kabul ve taahhüt edilmesi dikkate alındığında, anılan sözleşmeler yoluyla yeni bir dikey anlaşma kurmak yönünde tarafların iradelerinin yenilendiği idare tarafından kabul edildiğinden ve bayi ile lehine intifa hakkı tesis edilen arasında bir ilgi bulunduğunun da tespit edilmemiş olması karşısında, 5 yıllık süreye ilişkin genel kuralın istisnası niteliğinde bulunan 2002/2 sayılı Tebliğin 5/a maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmaksızın 5 yıl süreyle grup muafiyeti uygulanması gerektiği yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği,

davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla davanın konusuz kaldığı yolundaki iddiasının ise yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, taraflar arasında akdedilen dikey anlaşmanın Tebliğ'de yer alan istisnadan yararlanamayacağı, ... Petrol ile davacı arasında 2005 yılından beri ilginin bulunduğu, dava konusu Kurul kararının geri alındığı, davanın konusuz kaldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki anlaşmanın Tebliğ'de yer alan istisna kuralından yararlanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

... Petrol tarafından ... tarihinde, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi ... Mah., ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin olarak, ... Petrol Ofisi A.Ş.’nin (...) yapmış olduğu dikey anlaşma ve çeşitli uygulamalar yolu ile 4054 sayılı Kanun'u ve 2002/2 sayılı Tebliği ihlâl ettiği iddiasıyla Rekabet Kurumu'na başvurulmuştur.

Anılan başvuru üzerine yapılan incelemelerde, anılan taşınmazın 14/09/2005 tarihinde ..., ... ve ... tarafından finansal kiralama yoluyla satın alındığı ve ... ile adı geçen kişilerin ortağı olduğu .... Akaryakıt Ürünleri Nakliyat İnşaat Turizm Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi. (... Petrol) arasında söz konusu akaryakıt istasyonu üzerinde faaliyet göstermek üzere 22/09/2005 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, .... tarihinde ....

Petrol’ün .... numaralı bayilik lisansını aldığı, ancak tesisin ... Akaryakıt Madencilik Unlu Mamüller İnşaat Nakliyat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Ltd.

Şti.’ne (...) devredilmesi sebebiyle ve kendi talebi üzerine 26/04/2007 tarihinde lisansının iptal edildiği, ...'ın eşi .... ile ....'ın ortağı olduğu ... ile ... arasında 20/04/2007 tarihinde söz konusu akaryakıt istasyonu üzerinde faaliyet göstermek üzere bayilik sözleşmesi imzalandığı, 26/04/2007 tarihinde ...’in ... numaralı bayilik lisansını aldığı, tesisin ...’e devredilmesi sebebiyle ve kendi talebi üzerine lisansının iptal edildiği tarih olan ... tarihine kadar ...’in bayilik faaliyetine devam ettiği, 13/04/2009 tarihinde ... ile ... ve ....'ın kardeşi olan .... ile ....'ın eşi olan ...'ın ortakları olduğu ...

Petrol arasında Protokol imzalandığı, söz konusu Protokol’ün 2. ve 6. maddeleri uyarınca, söz konusu taşınmaz üzerinde ... lehine 18 yıl süreli yeni bir intifa hakkı tesis edilmesinin ve ayrıca taşınmazda ... tarafından belirlenen ....’in işletici olarak faaliyet göstermesinin .... tarafından kabul ve taahhüt edildiği, 16/04/2009 tarihinde ise taşınmazın ... ve ....'ın kardeşi olan ... ile ...'ın eşi olan ...'ın ortakları olduğu ...

Petrol tarafından satın alındığı ve aynı tarihte ... lehine 18 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, son olarak 20/09/2011 tarihinde ... ile ... arasında bayilik sözleşmesinin akdedildiği tespit edilmiştir.

Söz konusu tespitler göz önünde bulundurularak anılan dava konusu Kurul kararında; taraflar arasındaki dikey ilişkinin söz konusu istasyonda sırasıyla bayilik faaliyeti gösteren ...

Petrol ve .... ile ortaklarının malikler ile aynı kişi ve ilişkili kişiler olmaları sebebiyle bağlantılı sayıldığı ve dolayısıyla 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde düzenlenen istisna hükmü kapsamında olmadığı, ayrıca dava konusu akaryakıt istasyonunun daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arazi üzerinde sıfırdan kurulan bir tesis niteliği taşımaması nedeniyle dikey anlaşmaya bireysel muafiyet de tanınamayacağı, taraflar arasında 2005 yılından bu yana süregelen bir ilişki bulunmakla birlikte,

... lehine eski malik tarafından 16/06/1993 tarihinde 15 yıl süreli tesis edilen intifa hakkının süresinin bittiği tarih sonrasında yeni malik ... Petrol’ün 16/04/2009 tarihinde söz konusu taşınmaz üzerinde ... lehine 18 yıl süreli yeni bir intifa hakkı tesis etmiş olması ve taraflar arasında 13/04/2009 tarihinde akdedilen Protokol’de de bu intifa hakkının tesis edilmesi ile söz konusu taşınmazda ...’in işletici olarak faaliyet göstermesinin ...

Petrol tarafından kabul ve taahhüt edilmesi dikkate alındığında, anılan sözleşmeler yoluyla yeni bir dikey anlaşma kurmak yönünde tarafların iradelerinin yenilendiği, bu çerçevede, söz konusu dikey ilişkinin 16/04/2009 tarihinden itibaren 16/04/2014 tarihine kadar beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağının bulunduğu ve bu tarihten itibaren grup muafiyeti kapsamının dışında kaldığı kanaatine varılmıştır.

Bu değerlendirmeler çerçevesinde dava konusu Kurul kararıyla, "(1) ...

Petrol ile ... arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanamayacağına, (2) Söz konusu dikey ilişkinin 16/04/2014 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanma imkânı bulunduğuna, (3) Dosya konusu dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınamayacağına, (4) Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde aralarındaki dikey ilişkiyi sonlandırmaları gerektiği,

aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesini teminen Başkanlığın görevlendirilmesine” karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

Akabinde ...

Petrol tarafından "... tarih ve ... sayılı Kurul kararı çerçevesinde akaryakıt istasyonunun üzerinde bulunduğu taşınmazdaki intifa hakkının ... tarafından terkin edildiği, ancak, istasyonda işletici konumunda bulunan ... ile ... arasındaki 20/09/2011 tarihli bayilik sözleşmesinin sona erdirilmediği, bu çerçevede, mezkûr Kurul kararının taraflarca hâlen yerine getirilmediği" iddiasıyla Rekabet Kurumu’na başvurulması üzerine Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı karar alınmıştır.

Buna göre, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının yeniden değerlendirilmesinin gerektiği, bu çerçevede ..., ... ve ...

Petrol arasında muhtelif sözleşmelerle kurulan dikey anlaşmaya ilişkin olarak tesis edilen ... tarih ve .... sayılı Kurul kararında bayiye getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün başlangıcına esas alınan sürenin taraflar arasında bayilik sözleşmesinin imzalandığı 20/09/2011 tarihi olarak belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda dava konusu kararın "Sonuç" kısmının ikinci maddesinin “Söz konusu dikey ilişkinin ... tarihine kadar .... sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanma imkanı bulunduğuna” şeklinde değiştirilmesi gerektiği,

başvuruya konu dikey ilişki 20/09/2016 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanabileceğinden, dava konusu Kurul kararının "Sonuç" kısmının dördüncü maddesinin “Dolayısıyla ... Petrol Ofisi A.Ş. hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği” şeklinde değiştirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmıştır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle 4054 sayılı Kanun'un "Muafiyet" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,

d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olanlardan fazla sınırlanmaması şartlarının tamamının gerçekleşmesi durumunda, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verilebileceği;

ikinci fıkrasında, muafiyetin belirli bir süre için verilebileceği gibi, muafiyet verilmesinin belirli şartların ve/veya belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanabileceği, muafiyet kararlarının, anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı veya teşebbüs birliği kararının alındığı yahut bir koşula bağlanmış ise, bu koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerli olduğu, üçüncü fıkrasında ise Kurul'un, şartların gerçekleşmesi hâlinde, belirli konulardaki anlaşma türlerine, grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabileceği kurala bağlanmıştır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (Tebliğ) 2. maddesinde, üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmış.

5. maddesinin (a) bendinde ise, Tebliğ ile tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır. Bu dikey anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi, söz konusu dikey ilişkiyi grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.

Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hâllerde anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin olarak bir istisna düzenlenmiştir.

Söz konusu düzenleme, “Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir;

şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.

2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un ilgili paragrafında ise, Tebliğ’in 5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna hükmüne ilişkin, “Tebliğ’in 5'inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır.

Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında özetle, "...bayi ile lehine intifa hakkı tesis eden arasında bir ilgi bulunduğunun tespit edilmediği anlaşıldığından, uyuşmazlıkta söz konusu dikey ilişkinin Tebliğ'in 5. maddesinde düzenlenen istisna hükmü kapsamında olduğu" tespitine yer verildiği; yine davacı vekili tarafından "1993 ile 2009 yılları arasında ... ile birtakım bayiler arasında istasyon/bayilik sözleşmeleri imzalanmak suretiyle çeşitli dikey ilişkilerin kurulduğu, ancak bu dikey ilişkilerin 2009 yılında sonlandırıldığı, ...

Petrol ile ... arasında imzalanan Protokol ve sonrasında bayiliğin ... ile ... arasında imzalanan sözleşme ile yürütüleceğinden yeni bir dikey ilişkinin kurulduğu ve bu dikey anlaşmaya 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamındaki istisna hükmünün uygulanması gerektiği" ifade edilmiştir. Dava konusu Kurul kararında ... Petrol ile ... arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanamayacağı belirtildiğinden,

uyuşmazlığın temyizen incelenen dava bakımından, taraflar arasındaki dikey ilişkinin Tebliğ'in 5. maddesinde düzenlenen istisna hükmü kapsamında olup olmadığından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Aktarılan düzenlemelere göre, bahse konu istisnadan yararlanma, öncelikle iki şarttan birinin varlığına bağlıdır. Buna göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini; ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu) üzerinde; ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde edilen bir aynî veya şahsî kullanım hakkına konu bir tesiste sürdürmelidir.

Bunun yanı sıra Kılavuzun açık hükümleri çerçevesinde, taraflar arasındaki dikey ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren belirtilen şartlara uygun olarak kurulması gerekmektedir.

Nitekim Kılavuz’un 39. paragrafında, Tebliğ’in 5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna hükmünün öncelikle ve özellikle ilişkinin başlangıcından itibaren sağlanması gerektiği, muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan, faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma ve benzeri yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması hâlinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzamasının söz konusu olmayacağı belirtilmiştir.

Bu bakımdan, Tebliğ’in 5. maddesi ile getirilen bu istisna, dikey ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan aynî ya da şahsî haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde, ... lehine eski malik tarafından 16/06/1993 tarihinde 15 yıl süreli intifa hakkının tesis edildiği, anılan taşınmazın 14/09/2005 tarihinde ..., ... ve ... tarafından finansal kiralama yoluyla satın alındığı ve ... ile adı geçen kişilerin ortağı olduğu ...

Petrol arasında söz konusu akaryakıt istasyonu üzerinde faaliyet göstermek üzere 22/09/2005 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, tesisin ...'ın eşi ... ile ... ve ...'ın ortağı olduğu ...'e devredilmesi sebebiyle ... ile ... arasında 20/04/2007 tarihinde söz konusu akaryakıt istasyonu üzerinde faaliyet göstermek üzere bayilik sözleşmesi imzalandığı, 28/10/2011 tarihine kadar ...’in bayilik faaliyetine devam ettiği, bu arada 16/04/2009 tarihinde taşınmazın ... ve ...'ın kardeşi olan ... ile ...'ın eşi olan ...'ın ortakları olduğu ...

Petrol tarafından satın alındığı, 13/04/2009 tarihinde ... ile ... Petrol arasında

Protokol imzalandığı, söz konusu Protokol’ün 2. ve 6. maddeleri uyarınca, taşınmaz üzerinde ... lehine 18 yıl süreli yeni bir intifa hakkı tesis edilmesinin ve ayrıca taşınmazda ... tarafından belirlenen ...’in işletici olarak faaliyet göstermesinin ... Petrol tarafından kabul ve taahhüt edildiği, 16/04/2009 tarihinde de ... lehine 18 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, son olarak 20/09/2011 tarihinde ... ile ... arasında bayilik sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu istasyonda sırasıyla bayilik faaliyeti gösteren ... Petrol ve ... ile ortaklarının yukarıda da açıklandığı üzere malikler ile (...

Petrol) aynı kişi ve/veya ilişkili (akraba) kişiler olmaları sebebiyle bağlantılı olduklarının anlaşıldığı, bu yöndeki tespitlerin aksinin davacı tarafından da ortaya konulamadığı; bu durumda, Tebliğ’in 5. maddesi ile getirilen istisnadan yararlanabilmek için öngörülen “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması koşulunun dava konusu olayda sağlanmadığı, başka bir anlatımla, ... ile ...

Petrol arasında akdedilen Protokol hükümleri gereği ve ... lehine verilen intifa hakkı ile ...'le imzalanan bayilik sözleşmesinden oluşan dikey ilişkinin, en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan istisnaya uygun olarak kurulduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2016/5052, K. 2022/2509, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Esas Yönünden
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2016/5052
Karar No
2022/2509
Tarih
7 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2016/9102 K.2022/4816
  • Danıştay 5. Daire E.2016/12346 K.2022/4477
  • Danıştay 5. Daire E.2016/38231 K.2022/4404
  • Danıştay 5. Daire E.2016/46819 K.2022/5050
  • Danıştay 5. Daire E.2016/51803 K.2022/4411
  • Danıştay 5. Daire E.2016/54328 K.2022/4305

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.