İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2016/716 K.2022/5437

Dava konusu istem: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2006-32/32 sayılı Tebliğ)'in 8. maddesine istinaden verilmiş olan yetkili müessese faaliyet izni ve yetkili müessese izin belgesinin, söz konusu Tebliğ'in 18.…

Esas2016/716Karar2022/5437Tarih29 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.463 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/716 E., 2022/5437 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
29 Aralık 2022
Esas No
2016/716
Karar No
2022/5437
Temyiz eden (davacı)
… A.Ş.
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı (… Müsteşarlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri …
İstemin konusu
... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.463 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Dava konusu istem: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (2006-32/32 sayılı Tebliğ)'in 8. maddesine istinaden verilmiş olan yetkili müessese faaliyet izni ve yetkili müessese izin belgesinin, söz konusu Tebliğ'in 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; … tarih ve … sayılı yazıyla davacı şirkete yetkili müessese faaliyet izni verildiği ve yazının 4. maddesinde, "... sadece izin verilen Samsun Çarşamba Havalimanı Z-009 Numaralı Mahal Binada faaliyet gösterilmesi ve başka bir adreste şube açılmaması ..." şeklinde ibareye yer verildiği, davacı şirket tarafından 05/12/2014 tarihli genel kurul kararı ile adres değişikliğine gidilerek "Artvin ili, Hopa ilçesi,. Mahallesi,.

Bulvarı, No:…" adresinin 12/12/2014 tarihinde davalı idareye bildirilerek aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, dava konusu işlemle, şirket merkezinin, 06/03/2014 tarihli yazının 4. maddesine aykırı olarak değiştirildiğinden bahisle yetkili müessese faaliyet izni ve yetkili müessese izin belgesinin iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un verdiği yetkiye dayanarak hazırlanan Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer verilen yetkili müesseselerin kuruluş, şube açma, faaaliyet, yükümlülük ve denetimlerine dair usul ve esasları düzenlemek üzere çıkarılan 2006/32-32 sayılı Tebliğ'in 12. maddesinde, yetkili müesseselerin adres değişikliğini Müsteşarlığa bildirmesinin yeterli görüldüğü,

ancak Tebliğ'in 18. maddesinde, Müsteşarlığa, Tebliğ'in tatbikatını temin amacıyla gerekli her türlü tedbiri almaya yetki verildiği ve ayrıca Tebliğ'de yer almayan durumlarla ilgili olarak da özel durumları inceleyip sonuçlandırma hususunda da Müsteşarlığın yetkili kılındığı,

verilen yetkiye istinaden Müsteşarlığa bağlı Kambiyo Genel Müdürlüğü'nce alınan 11/11/1998 tarihli kararla, denetim elemanlarınca yapılan denetimlerde yetkili müesseselerde ödünç para verme ve mevduat toplama işlemleri yapıldığı ve kara para aklandığı yolunda kanaat hasıl olduğundan bahisle hâlen faaliyette olan yetkili müessese sayısında meydana gelen artış da dikkate alınarak kararın alındığı tarihten itibaren yetkili müessese kuruluş izni verilmemesine karar verildiği,

ardından aynı birimce alınan 18/05/2010 tarihli kararla, yeni yetkili müessese kurulmaması yönündeki uygulamanın devam ettirilmesinin uygun olacağı belirtilmekle birlikte yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında, uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası terminallerde duyulan ihtiyaca binaen sadece bu yerlerde faaliyet göstermek üzere yetkili müessese kuruluş izni verilmesine karar verildiği,

Her ne kadar Tebliğ'in 17. maddesine göre Tebliğ'e aykırı işlem yapanlar hakkında 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre işlem yapılacağı belirtilmekte ve anılan maddede de idari para cezaları düzenlenmiş ise de, Tebliğ'in 18. maddesi ile Tebliğ'in uygulanmasını tatbik etmek ve özel durumları sonuçlandırmak üzere verilen yetkiye istinaden idarece yetkili müesseselerde ortaya çıkan problemlerin çözümü amacıyla önce yetkili müessese izin belgesi verilmemesine karar verildiği, ardından bu karar biraz esnetilerek sadece gümrük kapıları ve uluslararası havalimanları için izin verileceğinin belirlendiği,

davacının yetkili müessese faaliyet izin belgesinde de açıkça belirtildiği üzere ancak ilgili havalimanında faaliyet göstermesine izin verildiği hâlde adres değişikliği yapmasının söz konusu 1998 ve 2010 tarihli kararlarda belirtildiği üzere mümkün olmaması karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, faaliyet izni verilirken sadece havaalanında faaliyette bulunması gerektiğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı, yasal düzenlemelere aykırı herhangi bir uygulaması olmadığı, Tebliğ'de öngörülen tüm şartları yerine getirerek faaliyet izni aldığı ve faaliyete geçtiği, ancak yüksek kira bedeli ve düşük işlem hacmi gibi ekonomik nedenler dikkate alınarak şirket adresinin başka bir adrese nakledildiği, nakil işleminde Türk Ticaret Kanunu ile Tebliğ'in adres değişikliğini düzenleyen 12. maddesine uyulduğu,

Tebliğ'in önceki hâlinde yetkili müesseselerin adres değişikliği Hazine Müsteşarlığı'nın iznine tabi iken 2012 yılında yapılan değişiklikle adres değişikliği için izin alma şartı kaldırılarak bilgi verme esasının getirildiği, kaldı ki mevzuata aykırılık hâlinde Tebliğ'in 17. maddesi uyarınca 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasına istinaden yasal kovuşturmaya geçilmesi gerekmekte iken, kanun ile düzenlenmemiş bir yaptırıma maruz kaldığı, faaliyet izninin doğrudan iptali nedeniyle tüm faaliyetinin durmasına ve buna bağlı olarak yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin engellenmesine yol açıldığı,

idareye mevzuatta açıkça düzenlenmiş konularda kişilere veya müesseselere yönelik Tebliğde yazılı hükümlerden farklı bir değerlendirme veya işlem yapma yetkisi verilmediği, faaliyet iznine ilişkin yazıda yer alan ibarenin sadece izin verilen adreste faaliyet gösterilmesi gerektiği anlamında olmayıp aynı anda başka bir adreste de faaliyet göstermemesi ve izinsiz şube açmaması gerektiği anlamını taşıdığı, yapılan işlemin adres değişikliği olduğu, şube açmak gibi bir düşünceleri olmadığı,

Tebliğ değişikliğinden önce diğer şirketlere gönderilen faaliyet izin yazılarında şirketin adresinde değişiklik olması ve şirkete ait şube açılması söz konusu olduğunda önceden Müsteşarlıktan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, diğer şirketlerin hiçbirinin izinli veya izinsiz adres değişikliğinden dolayı bir yaptırımla karşılaşmadığı, Tebliğ'in 18. maddesinin birinci fıkrasıyla Tebliğdeki düzenlemelere dayanarak Tebliğin öngörmediği veya ilgili kanunda yer almayan cezai yaptırımlar uygulanmasına yetkili kılınmadığı,

nitekim hangi hâllerde faaliyet izninin iptal edileceği ve hangi hâllerde 1567 sayılı Kanuna muhalefetten kovuşturmaya geçileceğinin Tebliğ'in ilgili hükümlerinde açıkça düzenlendiği, açıkça düzenlenen bir konuda Tebliğ'in 18. maddesi gerekçe gösterilerek faaliyet izninin herhangi bir uyarı dahi yapılmaksızın veya varsa bir aykırılığın giderilmesi hususunda uyarma veya kınama ve mühlet tanınması gibi idare hukukunun temel denetim ögeleri bile hiçe sayılarak doğrudan iptal edilmesinin ekonomik suça ekonomik ceza uygulanması gerekliliği prensibine ve mevzuatın lafzı ile ruhuna aykırılık teşkil ettiği,

kanunda açıkça suç bile sayılmayan bir fiilden dolayı faaliyet izninin doğrudan iptal edildiği, benzer istemlerle açılmış olan dava dosyalarının birleştirilmesinin talep edildiği ancak Mahkemece talebinin reddedildiği, duruşma talebinde bulunduğu ancak duruşma yapılmadığı ve bu hususta herhangi bir karar da verilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Tebliğ'in 8. maddesi çerçevesinde ön izin tarihinden itibaren 90 gün içerisinde kuruluş işlemlerini tamamlayan yetkili müesseselerin, anılan maddede belirtilen belgelerle başvurması hâlinde, yapılan inceleme neticesinde durumları uygun görülen yetkili müesseselere faaliyette bulunma izinleri verilerek yetkili müessese izin belgesi düzenlendiği, ancak faaliyette bulunan yetkili müessese ve şubelerinin sektördeki ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak ölçüde olması,

bu müesseselerden beklenen kamu yararının azami ölçüde sağlanması gerekliliği ve bunların daha etkin ve süreklilik arz edecek bir şekilde denetlenmesi zorunluluğu gibi hususlar da göz önünde bulundurularak mali piyasaların geliştirilmesi ve kontrolü yönünde izlenen ekonomi ve maliye politikaları çerçevesinde ilgili mevzuatla Müsteşarlığa verilen yetkiye istinaden 11/11/1998 tarihi itibarıyla yeni yetkili müessese kuruluşu ve şube açılışı işlemlerinin durdurulduğu,

diğer taraftan yeni yetkili müessese kurulmasına izi verilmemesi yönündeki uygulama devam etmekle birlikte 22/05/2000 tarih ve 2000/999 sayılı Müsteşarlık Onayına istinaden yoğun yolcu giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük kapılarında, uluslararası hava yolu trafiğine açık uluslararası hava terminallerinde duyulan ihtiyaca binaen sadece bu yerlerde faaliyet göstermek üzere yetkili müessese kuruluş izni verilebildiği, davacıya sadece belirtilen adreste faaliyet gösterilmesi ve başka bir adreste şube açmaması kaydıyla faaliyet izni verildiği,

Ticaret Bakanlığı'nın 11/11/2014 tarihli yazısından şirket merkezinin değiştirildiğinin anlaşıldığı, adres değişikliği için izin alınmasına gerek olmayıp sadece bildirimde bulunulmasının yeterli olduğu ileri sürülmüş ise de, söz konusu düzenlemenin yetkili müessese faaliyet izninin durdurulduğu 1998 öncesinde kurulan şirketler için geçerli bulunduğu, özellik arz eden bir statüyle sadece havalimanlarında faaliyet göstermek kaydıyla izin verilen yetkili müesseselerin adres değişikliğine izin verilmediği,

davacıya verilen faaliyet izin yazısında da belirtildiği üzere iznin başka bir yerde faaliyet gösterilmemesi şartına bağlı olarak sınırlı şekilde verildiğinin aşikâr olduğu, faaliyet izninin Tebliğ'in 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca iptal edildiği, davacının yaptırımın yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiasının geçersiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME

Davacı tarafından, duruşma talebinde bulunulmasına rağmen Mahkemece duruşma yapılmadan karar verildiği ileri sürülmüş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinde, duruşma talebinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceğinin belirtildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulmadığı, davalı idarenin savunma dilekçesinin 05/05/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak davacı tarafından savunmaya cevap dilekçesi verilmediği ve dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra verilen 15/07/2015 tarihli dilekçe ile duruşma isteminde bulunulduğu,

bu çerçevede, süresinde talep edilmediğinden anılan madde kapsamında duruşma yapılması zorunluluğu bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2016/716, K. 2022/5437, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukukî Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2016/716
Karar No
2022/5437
Tarih
29 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2016/965 K.2022/4829
  • Danıştay 13. Daire E.2016/1479 K.2022/4948
  • Danıştay 13. Daire E.2016/1543 K.2022/5439
  • Danıştay 13. Daire E.2016/1575 K.2022/4651
  • Danıştay 13. Daire E.2016/1628 K.2022/4995
  • Danıştay 13. Daire E.2016/1943 K.2022/4581

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.