KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1065 E., 2022/808 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Mart 2022
- Esas No
- 2017/1065
- Karar No
- 2022/808
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya verilen 407.776,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca 407.776,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının tesis olunduğu, bilahare anılan idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği,
ödeme emri düzenlenebilmesi için ortada kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir alacağın bulunması gerektiği, idari para cezasına ilişkin Kurul kararının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin tespiti amacıyla Mahkemenin 02/12/2015 tarihli ara kararıyla davalı idareden, bu işlemin davacıya tebliğ edildiğine dair tebliğ tebellüğ belgesinin istenilmesi üzerine gönderilen cevabi yazı ve eklerinden, anılan idari para cezasının davacının kardeşi olarak belirtilen ...'a 03/02/2015 tarihinde davacının işyerinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, davacının Mahkemenin 28/04/2016 tarihli ara kararına cevaben "...
Mah., ... Cad., No: ...
Tavas/DENİZLİ" adresindeki iş yerini 28/02/2014 tarihinde terk ettiğini gösterir belgeyi sunduğu, 5307 sayılı Kanun'a göre yapılacak her türlü tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine tâbi olduğu, bu kanuna göre de tebliğin davacının bilinen en son adresine yapılması gerektiği, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılması gerektiği,
dosya içeriğindeki uyuşmazlık konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve duruma göre 16., 20. ve 21. maddeleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, davacının kardeşi olduğu anlaşılan ...'a tebligat yapılması nedeniyle usulsüz olduğu, bu durumda ortada kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir amme alacağının olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, Kurul kararının davacının iş yerinde daimi çalışanı olan kardeşine tebliğ edildiği, imzadan imtina edilmediği, aksi yöndeki iddianın dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/1065, K. 2022/808, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama