KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1934 E., 2022/3531 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Esas No
- 2017/1934
- Karar No
- 2022/3531
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Fonu (Fon
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren … Bank Off Shore Ltd.'de bulunan … numaralı hesaptaki 55.000,00-Euro'nun ödenmesi istemiyle açılan davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararıyla davacı lehine sonuçlanması üzerine bu tutarın ödenmesi için Fon'a yapılan 03/06/2016 tarihli başvurunun reddine dair davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından ödenmesine karar verilmesi istenilen mevduat tutarının, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:… sayılı kararına istinaden Fon'dan bağımsız bir şekilde iflas idaresi tarafından tasfiyesi devam eden. Bankası T.A.Ş.'den ayrı bir tüzel kişiliği olan. Off Shore Ltd.
Şti.'de bulunan mevduat hesabında değerlendirildiğinin tartışmasız olduğu, kıyı (off shore) bankaları, yerleşik bankalara göre, sahip oldukları çeşitli kazanç sağlama üstünlükleriyle değişik ülkelerden büyük miktarlardaki fonları çekmek için kurulan ve diğer bankalara nazaran yüksek gelir ve vergi sorumluluğundan bağışıklık imkânı sağlayan bankalar olup, kuruldukları ülkenin mevzuatına tabi oldukları ve ülkemizden topladıkları mevduata ilişkin olarak Fon'a prim ödemedikleri için Fon kapsamında sigorta imkânından da yararlanamadıkları, bir kıyı bankası olan.
Bank Off Shore Limited nezdinde bulunan mevduat hesaplarının Türk Bankacılık Hukuku kapsamında mevduat hesabı olarak değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, anılan mevduat hesabından dolayı davacının uğradığı zarardan tasarruf mevduatı güvencesi kapsamında davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı gibi kıyı bankasındaki mevduat hesabından dolayı idarenin hizmet kusurundan ve uğranılan zararın tazmin sorumluluğundan da söz edilemeyeceğinden, davacının.
Bank Off Shore Limited nezdinde bulunan mevduatının ödenmesi için yaptığı 03/06/2016 tarihli başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, … Bank Off Shore Ltd. ile … Bankası T.A.Ş.'nin doğrudan doğruya fiili olarak birlikte hareket ettikleri, … Bank Off Shore Ltd.'nin muvazaalı olarak hareket ettiği, davalı idarenin off shore faaliyeti nedeniyle sorumlu olmaması durumunun idarenin öngörülebilirliği ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiği, somut olayda başta sebep unsuru olmak üzere işlemin yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/1934, K. 2022/3531, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama