KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2151 E., 2022/1580 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2022
- Esas No
- 2017/2151
- Karar No
- 2022/1580
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, "İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… " adresinde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait taşınmaz ile ilgili kira sözleşmesi akdedilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce Dairemizin01/12/2015 tarih ve E:2014/2115 tarih ve E:2014/2115, K:2015/4248 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda. 19/12/1950 yılı kadastro tespiti sonucu davalı idare mülkiyetine geçen İstanbul ili, Sarıyer İlçesi,. Mahallesi,.
Caddesi, … pafta, … ada önüne isabet eden ve mezarlık vasfında olan taşınmazın 2005 yılından itibaren davacı tarafından çay ocağı+wc+açık bahçe olarak kullanıldığı, davacının 31/05/2013 tarihli başvuru ile taşınmazı uzun süreden beri kullandığından bahisle davalı idareden kiralama talebinde bulunduğu, davacının kira sözleşmesi yapılması yönündeki başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin dava konusu 11/06/2013 tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
katma bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir idari kamu kurumu olan davalı idare mülkiyetinde bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazın kiralanması hususunda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda öngörülen prosedüre göre hareket edilecek olup, söz konusu taşınmazı 2886 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ihale yoluyla kiralayıp kiralamamak noktasında takdir yetkisi bulunan ve bu hususta takdir yetkisini ortadan kaldıracak bir biçimde zorlanması hukuken mümkün bulunmayan davalı idarenin,
davacının uzun süreden beri kullandığından bahisle kullanımındaki yerlerin tarafına kiralanması yönündeki talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 11/09/2005 tarihinden itibaren dava konusu taşınmazı fiilen kullandığı, kazanılmış hakkının bulunduğu, bu sebeple sözleşme yapılmasının zorunlu olduğu, idare tarafından kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle işlem tesis edildiği, Mahkeme kararında usul kurallarına uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı adına kayıtlı ecrimisil işlem dosyasının sonlandırıldığı, idari davaya konu olabilecek uygulanması zorunlu ve icrai nitelikte bir işlemin bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/2151, K. 2022/1580, 12 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama