KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/3069 E., 2021/737 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Mart 2021
- Esas No
- 2017/3069
- Karar No
- 2021/737
- Temyiz eden (davalı)
- ... Fonu (Fon
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen ... A.Ş.'nin hâkim ortağı olan ve anılan bankadan doğrudan ve dolaylı olarak kullandığı kaynaklar nedeniyle Fon'a borçlu olan ...'ten dolaylı olarak devralınan ve daha sonra da üçüncü kişilere devredildiği iddia edilen taşınmazlar neticesinde davacının, ... isimli şahıstan gelen arsa paylarının 2006, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında gerçekleştirilen satışlarından elde edilen 24.113.067,54-TL'ye, 10.756.806,61-TL gecikme faizi de uygulanmak suretiyle birlikte toplam 34.869.874,15-TL'nin Fon alacağı sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının ve bu karar uyarınca tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davacının 34.869.874,15-TL tutarındaki Fon alacağından sorumlu tutulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı yönünden; dava konusu Fon Kurulu kararının, Mahkemelerinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla iptal edildiğinden konusunun kalmadığı, bu itibarla, anılan Fon Kurulu kararı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; amme alacağının tahsili amacıyla tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme çağrı mektubu yönünden ise; dava konusu ödemeye çağrı mektubunun dayanağını oluşturan Fon Kurulu kararının iptaline karar verilmesi nedeniyle, dayanaksız kalan ödemeye çağrı mektubunda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu Fon Kurulu kararı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ödemeye çağrı mektubunun ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, beraat kararının kesin delil teşkil etmediği ve bağlayıcı olamayacağı, öte yandan, beraat kararının henüz kesinleşmediği, anılan kararda, Fon alacaklarının takip ve tahsile ilişkin yasal mevzuat ile belirlenen yetkileri ve dava konusu işleme dayanak maddi olayların hatalı ve eksik değerlendirildiği, dava konusu işleme dayanak alınan taşınmaz devir işlemlerinin muvazaalı olduğu, davacının söz konusu taşınmaz devir işlemlerinde iyi niyetli davranmadığı, anılan devirlerin ...'in alacaklılarından mal kaçırmasına yönelik olarak yapıldığı, Fon'un her türlü resim, vergi ve harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, alacaklılardan mal kaçırmak dâhil tüm suçlamalardan beraat ettiği ve yapılan taşınmaz devir işlemlerinin geçerli ve iyiniyetli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2017/3069, K. 2021/737, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama