KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/100 E., 2023/5016 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Esas No
- 2018/100
- Karar No
- 2023/5016
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Sigorta Fonu (Fon
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının ... Bank nezdinde bulunan mal, hak, alacak ve kiralık kasalarına haciz şerhi işlenmesine yönelik Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından davacının ...
Bankası A.Ş.'nin ortağı olduğu ve banka kaynaklarını dolanlı işlemlerle lehine kullanarak bankayı zarara uğrattığı gerekçesiyle davacıya 726.122.000,00-TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ve akabinde aynı tutarda ... tarih ve ... sayılı ödeme emri gönderildiği, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davanın Dairemizin 29/03/2005 tarih ve E:2005/168, K:2005/1724 sayılı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği, davacının mal varlığı araştırmalarına yönelik çalışmalar yapıldığı, bu çalışmalara yönelik olarak ...
BANK A.Ş.'ye davaya konu yazının gönderildiği, yazı içeriğinde davacının mal, hak ve alacaklarına haciz konulmasına karar verildiği, Bankalarında davacının mal, hak, alacak, kiralık kasası bulunması halinde haciz şerhi işlenmesi ve hacizli meblağların Fon hesabına aktarılması gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafından da söz konusu işlemin iptali istemi ile bakılan davanın açıldığı, davalı idare tarafından, ...
Bankası A.Ş.'nin hakim ortağı olan ve Bankanın yönetim ve denetimini elinde bulunduran davacıdan, yargı aşamasından da geçerek kesinleşen 726.112.000,00 TL Fon alacağının tahsili amacıyla mal varlığı araştırması yapılmasının doğal olduğu, Fon alacağının tahsilini teminen Bankaya yazı yazılması ve Fona borçlu davacının mal varlığının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde haciz tatbik edilmesinin istenilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Tahsilat Genel Tebliği'nde değişikliğe gidilerek beş yıl içinde tahsil edilemeyen alacakların zamanaşımına uğrayacağının hükme bağlandığı, annesi hakkında daha önce tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilerek bu hükümlerin kesinleştiği, 2006 yılında imzalanan protokol ile tüm borçların yeniden yapılandırıldığı ve protokolde borçlular arasında yer almadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan değişikliğin genel zamanaşımına dahil alacaklar açısından sonuç doğurduğu, anılan Tebliğ'de özel kanunlarda hüküm bulunan hallerde ilgili kanundaki özel zamanaşımı süresinin uygulanacağı yönünde düzenleme bulunduğu, davacıdan tahsili gereken Fon alacağının zamanaşımı süresinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesi gereğince yirmi yıl olduğu, davacının annesi lehine kesinleşen iptal kararlarının davacının annesinin ...
Grubu şirketlerindeki kanuni temsilcilik görevi nedeniyle söz konusu şirketlerden tahsil edilemeyen kredi alacaklarından kaynaklandığı, takip işlemlerine konu olan alacağın ise davacının ... Bankası A.Ş.'nin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran kişilerden olması nedeniyle doğduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/100, K. 2023/5016, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama