KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1385 E., 2022/2227 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/1385
- Karar No
- 2022/2227
- Temyiz edenler
- 1. (DAVACI) … Yatırım Turizm İnşaat ve
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Nakliyat Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … 2. (DAVALI) … Kurumu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (d) bendi uyarınca 170.000,00-TL; ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulundurduğundan bahisle de 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi ile yine aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince 175.833,00-TL olmak üzere toplam 345.833,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; … plakalı otobüsten davacı şirkete ait … plakalı akaryakıt tankerine akaryakıt ikmali yapıldığının davacı tarafından da kabul edildiği, tankerin şoförü ve çalışanı olan kişi hakkında.
Asliye Ceza Mahkemesi'nce, kaçakçılık fiilini işledikleri gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu, davacı şirketin, çalışanlarının fiillerinden sorumlu olduğu hususunun açık olduğu, bu durumda, davacının fiilden sadece çalışanın sorumlu tutulmasına yönelik iddiasının yerinde olmadığı ve şirkete ait akaryakıt tankerine ikmal edilmekle uhdesine intikal eden akaryakıttan sorumlu tutulabilmesi için istasyonda bulunmasının zorunlu olmadığı hususları da dikkate alındığında,
soruşturma ile sübuta eren fiil ve hâller nedeniyle davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; İdare Mahkemesi kararının, "ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulundurduğunun" tespit edildiğinden bahisle davacı hakkında 175.833,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun olduğu,
Mahkeme kararının, dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 170.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine yönelik kısmı yönünden; dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaları alt bendi ve aynı fıkranın (d) bendi uyarınca tesis edildiği,
Danıştay 13. Dairesi'nce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin, "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, (3) numaları alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu,
Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, iptali istenilen maddenin, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği,
Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, davacıya verilen idari para cezasının yasal dayanağının hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile ortaya konulduğundan, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; davacıya 170.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine yönelik kısmının, kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline; anılan kararın, davacıya 175.833,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine yönelik kısmında ise hukuka aykırılık görülmediğinden, bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, olayda fiili gerçekleştiren kişinin bilgi ve rızaları dışında, şahsi alacağını tahsil etmek amacıyla böyle bir hukuka aykırılık içine girdiği, bu olaydan, yapılan denetimden sonra haberdar olunduğu ve olaya karışan çalışanın iş akdinin derhal feshedildiği, bu fiile hakimiyetlerinin söz konusu olamayacağı, kendi sorumluluk alanı dışında gerçekleşen bir fiilden dolayı hakkında idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu; Davalı idare tarafından eylem tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre işlem yapıldığı iptal hükmünün hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/1385, K. 2022/2227, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama