KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/22 E., 2022/1942 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2022
- Esas No
- 2018/22
- Karar No
- 2022/1942
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "… " logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 08/09/2015 tarihinde canlı olarak yayımlanan "… " adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "...kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." kuralının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle 13.601,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih ve … sayılı ve … no'lu (Bölge İdare Mahkemesi ve İdare Mahkemesi kararında sehven … olarak yazılmıştır.) sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; basın özgürlüğünün eleştirme ve yorumlama hakkını da içerdiği, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi hâline gelmeyi bilerek tercih etmiş olmaları nedeniyle, basın (tabiidir ki işitsel ve görsel yayın yapan kuruluşlar ve bunlarda görev yapan kişiler de dahil) tarafından getirilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorunda oldukları ve programın canlı olarak yayımlandığı hususları birlikte dikkate alındığında,
söz konusu programa katılan … 'ün konuşması sırasında dönemin Başbakanı … 'na yönelik olarak kullanılan "yani kalkacaksın bi tane okkalı bi tokat atıcan" şeklindeki ifadelerin, eleştiri yapmanın sınırlarının ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğundan bahsedilemeyeceği;
Bu itibarla, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen yanlışlığın düzeltilmesi talebinin dikkate alınmadığı, iptali istenilen Üst Kurul kararının numarası 73 olmasına rağmen Mahkemece sehven 72 olarak yazıldığı, medyanın hükümet çalışmalarını ve devlet adamlarının tasarruflarını serbestçe eleştirmesi, yorumlaması ve izleyicilere iletmesinin görevlerinin başında geldiği ancak demokrasinin bir gereği olan ifade özgürlüğünün sınırlandırmalardan muaf bir kavram olmadığı, her özgürlükte olduğu gibi yayın özgürlüğünde de mutlak değil nispi bir özgürlük söz konusu olduğu, belli sınırlamalara tabi tutulduğu,
programda sarf edilen ifadelerin eleştiri sınırları ötesinde Başbakanı toplum nezdinde küçük düşürücü bir nitelik taşıdığı, dava konusu işlemde yetki, şekil, sebep, konu, amaç yönünden herhangi bir aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, söz konusu yayının basın özgürlüğü sınırları kapsamında kalarak sadece toplumun yaşadığı olaylardan haberdar olmasına yönelik üstün çıkarın tesisine dayanması nedeniyle hukuka aykırı olmadığı, dava konusu yayında geçen ifadelerin hakaret amacı taşımadığı ve ağır eleştiri niteliğinde olmadığı, kaldı ki ağır eleştiri niteliğinde olsa bile eleştirilen kişinin konumu gereği buna katlanma yükümlülüğünün olduğu, Başbakanın manevi şahsiyetine eleştiri sınırları ötesinde saldırıda bulunulmadığı, idari işleme konu olan programın canlı olarak yayımlandığı,
yayın ilkesi ihlâline neden olduğu iddia edilen sözlerin program konuğu tarafından söylendiği, canlı yayında denetim imkânı olmadığı ve sunucunun konuğu yönlendirmesi, tahriki gibi bir durumun da bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/22, K. 2022/1942, 28 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama