KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3121 E., 2021/2864 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2021
- Esas No
- 2018/3121
- Karar No
- 2021/2864
- Temyiz eden (davacı)
- … Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik San.ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 11/09/2010 tarihinde gerçekleştirilen yayında, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının uygulanması kapsamında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Tele-alışveriş yayınları hariç her türlü reklam yayınlarının oranı, bir saat başından bir sonraki saat başına kadar ki yayın içinde yüzde yirmiyi aşamaz" hükmünün ihlâl edildiğinden bahisle uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı yayın kuruluşu hakkında tesis edilen "program durdurma" cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:.
K:… sayılı kararı ile, "dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun'da yayın durdurma cezasının yer almadığı görülmekte olup, davacı yayın kuruluşunun yaptırıma konu teşkil eden fiilinin mevcut yasal düzenlemeler kapsamında bir müeyyideyi gerektirip gerektirmediği ve 6112 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemelerin davacı lehine olup olmadığı hususları araştırılmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle iptal kararı verildiği, 6112 sayılı Kanunun 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işbu davanın konusu olan "uyarma" cezasının verildiği,
bu cezanın program durdurma cezasına göre davacının lehine olduğu açık olduğundan, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kuralı ihlâl ettiği sabit olan davacının, bahse konu iptal kararı doğrultusunda "uyarılmasına" yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işleme dayanak olan mahkeme kararının kesinleşmediği, yürürlükten kalkan bir yasa hükmüne dayanılarak yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu yayında 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kuralın ihlâl edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3121, K. 2021/2864, 15 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama