KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3220 E., 2023/4304 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas No
- 2018/3220
- Karar No
- 2023/4304
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Fonu (Fon
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Ltd. Şti. mudileri tarafından açılan davalarda verilen yargı kararları gereğince Fon tarafından ödenen 9.620.643,32-TL'nin, adı geçen şirketin hissedarı ve kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacıdan tahsili amacıyla tanzim edilen ... tarih ve E.... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... Ltd'nin hem hissedarı hem de genel müdürü olduğu, ... Ltd adına toplanan mevduatların, ... Ltd adına ... A.Ş'de açılan bir hesapta toplanarak, bu hesaptan ...'in sahibi olduğu firmalara kredi adı altında kullandırımlar yapıldığı, bu hususların muhtelif raporlarda tespit edildiği, davacının, ...
Ltd.'ye aktarılan mevduatın toplanması ile ilgili tüm faaliyetlerde yer aldığı, usulsüz ve dolanlı yöntemlerle ...
Ltd.'ye aktarılan bu mevduatların hakim ortak ...'in sahibi veya kontrolünde bulunan bağlantılı şirketlere aktarılmasında kanuni temsilci/hissedar sıfatıyla sorumlu olduğundan bahisle Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesi gereğince 9.122.810,98-TL anapara, 497.832,34-TL gecikme zammı olmak üzere 31/12/2015 tarihi itibarıyla toplam 9.620.643,32-TL Fon alacağının tahsiline karar verildiği, bu karar doğrultusunda da dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı.
4389 sayılı Bankalar Kanunu uyarınca Fon'a intikal etmiş olan Banka'nın alacaklarının tahsili ve borçlarının tasfiyesi amacıyla Fon'a tanınan yetki çerçevesinde Fon'un sorumlular aleyhine alacağın tahsili amacıyla işlem tesisi konusunda kanunlardan kaynaklanan açık yetkisinin bulunduğu, öte yandan, kanunların Fon'a vermiş olduğu yetkiyi kullanarak kamu alacağının tahsil edilmesinin Fon'a yüklenmiş bir görev olduğu, davacının, ...
Ltd.'ye aktarılan mevduatın toplanması ile ilgili tüm faaliyetlerde yer aldığı, usulsüz ve dolanlı yöntemlerle ...
Ltd.'ye aktarılan bu mevduatların hakim ortak ...'in sahibi veya kontrolünde bulunan bağlantılı şirketlere ... tarafından kredi kullandırılması suretiyle aktarılmasına ilişkin iş ve işlemlerde kanuni temsilci/hissedar sıfatıyla sorumlu olduğu, düzenlenen raporlarda da bu durumun ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, sorumlu tutulabilmesi için Fon'a intikal etmiş bir Bankanın yöneticisi ve hissedarı olması gerektiği, ... Offshore Ltd.'nin Fon'a intikal etmediği, mevduat toplanmasına ve ... Ltd.'ye transferine taraf olmadığı, talimat vermediği, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2002/205 sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, ... Ltd.'de genel müdür unvanı ile maaş karşılığı çalıştığı, mutemet kişi sıfatıyla hisse bedeli ...
AŞ hâkim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı tarafından ödenerek hissedar yapıldığı, herhangi bir hakimiyetinin olmadığı, hâkim hissedarın emir ve talimatlarını yerine getirdiği, müşteri temasının olmadığı, bankanın Fon'a devrinden itibaren şirketin ...
AŞ Merkez Şubesi nezdinde mevcut paradan Off-Shore mudilerinin vadesi gelenlere paralarının iadesini sağlamaya gayret gösterdiği, ödemelerin yapılmasına katkıda bulunmak suretiyle bir kısım Off-Shore mudilerinin zararını azalttığı ve mevduatın Yahya Murat Demirel tasarrufuna geçmesini engellediği gerekçeleriyle iddianamede yer alan suçlamalarla herhangi bir ilgisinin ve sorumluluğunun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, Fon'a bir borcu ve bu borcu ödemeye dair sorumluluğu bulunmadığı, Mülga 4389 sayılı Kanun'un 15/7-(b) maddesinin hakkında uygulanmasının hukukî dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının ... AŞ/Demirel Grubuna dâhil olan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren Off-Shore bankaları olan Prudential Bank Off-Shore Ltd.'de hissedar, yönetim kurulu üyesi ve genel müdür, ...
Ltd.'de % 1 hissedar olmakla birlikte aynı zamanda şirketin A Grubu imza yetkisine sahip genel müdürü olduğu, her iki şirketin kuruluş işlemlerini bizzat yürüttüğü, davacının Türkiye'de yerleşik kişilerden toplanan mevduatın usulsüz yöntemlerle Off-Shore hesabına aktarılmasına ve oradan da kredi değerliliği olmayan ve/veya tabela şirketi olan, şirket yetkilileri genelde Yahya Murat Demirel'in yakını olan şirketlere kredi kullandırım yoluyla hâkim ortağa kaynak edindirilmesi işlemlerinden dolayı sorumluluğu bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3220, K. 2023/4304, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama