KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3224 E., 2022/1391 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2018/3224
- Karar No
- 2022/1391
- Temyiz eden (davacı)
- ...TV Yayıncılık A.Ş.
- Eski Unvan
- ...TV Yayıncılık A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Müdahil (davacı yanında)
- ...Yapımlar Film Programları Yapımcılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 18/04/2016 ve 19/04/2016 tarihlerinde yayınlanan "Fenomen" adlı programda kullanılan söz, davranış ve ifadelerin insanlık onuruyla bağdaşmadığından ve toplumun millî ve manevî değerlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 447.787,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) ...tarih ve ...sayılı toplantısında alınan ...numaralı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi tarafından verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu işleme konu programlarda yarışmacıların kavga, tartışma, ağlama krizi görüntülerinin fona yüklenen seslerle ilgi çekici ve merak uyandıracak şekilde ekrana getirildiği, yarışmacıların fenomen olmayı amaçlarken birbirine karşı sarf ettiği kırıcı ve saygısız konuşmaların uzun süreli ekranda tutulduğu, bu kapsamda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi tarafından; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, usul yönünden, dava konusu işlem ile ilgili olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, esas yönünden ise İdare Mahkemesi'nce dava konusu Üst Kurul kararının karşı oy yazılarının değerlendirilmediği, Mahkeme kararının gerekçesinde subjektif değerlendirmelere yer verildiği, dava konusu işleme konu yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlâka ve ailenin korunması ilkesine hiçbir şekilde aykırılık teşkil etmediği, Üst Kurul tarafından, doğrudan programın türünün hedef alındığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3224, K. 2022/1391, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama