KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3388 E., 2022/1241 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Mart 2022
- Esas No
- 2018/3388
- Karar No
- 2022/1241
- Temyiz eden (davalı)
- ... Üst Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Elektronik Yayıncılık Sanayi ve Ticaret İşletmecilik A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 21/04/2016 tarihinde yayınlanan "..." adlı evlilik programında yer alan görüntü ve diyaloglar nedeniyle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 14.359,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemle bildirilen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) 16/06/2016 tarih ve 2016/34 sayılı toplantısında alınan 19 numaralı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yayında geçen diyalogların, kişilerin birbirini rencide edici nitelikte ve özel hayata ait mahrem konulara ilişkin olduğu, katılımcıların eş seçiminde karşı tarafın sadece maddî imkânlarını, güzelliğini, sosyo-ekonomik özelliklerini sorgulayarak toplumun en küçük birimini oluşturan aile müessesesini ticaretleştirerek anlamını ve özelliğini zedelediği, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edildiğinin sabit olduğu, bu durumda, Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ....
İdari Dava Dairesi tarafından; uyuşmazlık konusu programda geçen diyalogların, geleneksel toplum yapısına mutlak surette aykırı olmadığı, gençleri, ailenin kutsallığı algısından uzaklaştıramayacağı, bu ifadelerin programa katılan kişilerin özel hayatının gizliliği içinde kalan ve mahrem olarak kabul edilen bir alana yönelik olmadığı, bu yönde bir zorlamada da bulunulmadığı, söz konusu ifadelerin aile kavramının zarar görmesi, aile müessesesinin ciddiyetsizleştirilmesi, aile kurma girişimlerinin sıradanlaştırılması çerçevesinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
bu durumda, programda geçen ifadeler 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentlerinde yer alan yayın ilkelerini ihlâl edici nitelikte görülmediğinden, davacı yayın kuruluşuna aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 14.359,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu yayında, Türk toplumunda önemli bir yere sahip aile ve evlilik müessesesini yıpratacak ifadelere yer verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3388, K. 2022/1241, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama