KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3952 E., 2020/1653 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas No
- 2018/3952
- Karar No
- 2020/1653
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- Avrupa Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığı
- Vekili
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırlarında bulunan ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar önüne isabet eden 3.075 m²'lik deniz alanın dubalı yüzer iskele yapılarak 14/10/2011 – 24/10/2014 tarihleri arası davacı tarafından kullanıldığından bahisle davacı adına ...-TL kullanım bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı kullanım bedeli ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik uzmanlık gerektirdiğinden ve gerekli görüldüğünden beş kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturulduğu, seçilen bilirkişiler tarafından gerçekleştirilen keşif sonrası düzenlenen raporda özetle; "...- TL İhale bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucunda ilk yıl kullanım bedeli;
karasal alanlar için birim metre kare ...-TL'ye, deniz yüzeyleri için ise ...-TL ye tekabül etmekte olup, 2014 yılı birim metre kare deniz yüzeyi kullanım bedeli ..-TL baz alınarak 3.075,00 metre karelik 152 m boyunda 7 adet dubalı iskelenin 2014 yılında yıllık (...-TL) ...-TL- kullanım bedeli olabileceği hesaplandığı, kullanım bedeli döneminin diğer yılları için ise TUİK ÜFE oranları yansıtılarak toplam ...-TL-kullanım bedeli olabileceği" şeklinde görüş bildirildiği,
bilirkişi raporunun kapsam ve içerik bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan rapora yapılan itirazların yerinde bulunmadığı ve davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme hükümleri ile bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kullanım bedeli ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu ve miktarının fahiş belirlendiği, yeni bilirkişi kurulu tarafından rapor alınması gerektiği, davalı idarenin talep ettiği kullanım bedeli adı altında herhangi bir ihbarnamenin mevzuatta yer almadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/3952, K. 2020/1653, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama