KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/4246 E., 2019/2228 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Esas No
- 2018/4246
- Karar No
- 2019/2228
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … sahil şeridi mevkii, … ada, … parsel sayılı Yalı … Blokta bulunan bir kısım taşınmazların ihaleye çıkarılıp satılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davalı idarece ihaleye konu taşınmazların satışını teminen satışa onay verilerek taşınmazların ihaleye çıkarıldığı, idari şartnamede yer alan düzenlemeler uyarınca, ihalenin başından sonuna kadar idarenin birçok konuda yetkili kılındığı, idarenin onayıyla ihalenin kesinleştiği, idarenin ihaleyi yapıp yapmama konusunda takdir yetkisi olduğu, uyuşmazlık konusu ihalede gerekli rekabet ortamı ve sağlıklı fiyat yarışmasının gerçekleştirilmediğine yönelik herhangi bir iddianın ve belgenin de olmadığı, bu hâliyle ihaleden beklenen kamu yararının sağlandığı ve ihalede temel ilkelere aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kamuya ait kıyıların özel kişilere satışının Anayasa'ya ve 3621 sayılı Kıyı Kanuna aykırı olduğu, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrrufu altında bulunduğu, satışa konu edilmeyeceği, Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin kararında satışa çıkarılan gayrimenkullerin kıyı kenar çizgisinde kaldığının araştırılması gerektiğine hükmedildiği, anılan dosyadaki bilirkişi raporunda … ada içerisinde yapılan gayrimenkullerin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının belirtildiği, ... İdare Mahkemesi'nin kararıyla satışa konu gayrimenkullerin inşaat ruhsatlarının iptaline karar verildiği, satışa konu gayrimenkullerin davalı idarece satışa çıkarılabilmesi için öncelikle mülkiyet hakkının doğmasının gerektiği, imar planlarının ve inşaat ruhsatlarının iptaline karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, taşınmazların bulunduğu alanda 3621 sayılı Kıyı Kanunu'ndaki hükümler göz önünde bulundurularak imar planlarının yapıldığı, halkın sahile ulaşımının sağlanması için üç ayrı koldan ve parseller içinden geçen yol geçişlerinin bırakıldığı, Anayasa'ya, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na ve ilgili yönetmeliklere aykırı bir durumun bulunmadığı, davanın idarelerinin mülkiyet hakkına doğrudan müdahale olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/4246, K. 2019/2228, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama