KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/530 E., 2022/678 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/530
- Karar No
- 2022/678
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Akaryakıt Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda, 04/11/2013 tarihinde dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (d) bendi uyarınca davacıya 170.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket nezdinde yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 11/01/2016 tarihli soruşturma raporuna istinaden para cezası verildiği, davacı şirket tarafından dağıtıcı harici akaryakıt ikmali yapıldığı hususunun sabit olduğu, her ne kadar davacı şirket tarafından fiilin sehven gerçekleştirildiği iddia edilmişse de her iki firmanın ortaklık yapılarının benzer olduğu, ancak tüzel kişiliklerinin farklı ve bağımsız olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "8. maddenin ihlali" yönünden ifadesinin Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla.
Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiği ve iptal hükmünün de, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu durumda davacıya verilen idari para cezasının yasal dayanağının Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, eksik inceleme sonucunda karar verildiği, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etme fiilini işlediğinin sabit olduğu, davacı tarafından iddia edildiği şekilde kesin hükmün mevcut olmadığı, mevzuatta belirlenen usul ve yönteme uygun olarak işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idarenin idari para cezası vermesine olanak sağlayan Kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2018/530, K. 2022/678, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama