KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1399 E., 2023/1895 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas No
- 2019/1399
- Karar No
- 2023/1895
- Temyiz eden (davacı)
- … A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 19/02/2016 tarihinde yayınlanan ''…'' adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ... yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirkete 256.189,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 28 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2018 tarih ve E:2016/2911, K:2018/1240 sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlâl edilip edilmediğinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle. "Söz konusu dizinin 19/02/2016 tarihli bölümü incelenmiştir.
İntihar sahnesinin duygusallaştırılarak ayrıntılı görsellikle izleyiciye aktarıldığı görülmektedir. Özellikle uçurumdan aşağıya düşüş sahnesine baskın olarak yer verildiği görülmektedir. İntihar anının yakınlarının gözünün önünde olması onların tepkilerinin aktarımı ailenin çaresiz kalması gibi sahneler dikkati çekmektedir. Çocuk ve gençlerin sorun çözme becerisinin gelişmekte olduğu ve erişkin davranışlarının bu gelişimde rol model olacağı göz önüne alınmalıdır.
Bu tür sahneler sorun çözme yolu olarak intihar davranışına atıf yapar (…'in işlediği bir suçun sonrasında kendini öldürmeyi seçerek sorunu çözmeye çalıştığı anlaşılmaktadır) ve çocuk/gençlere yöntem öğretebilir. Çocukluk ve gençlik döneminde intihar düşünce ve girişimi bazen aileye öfke duyduklarında onları cezalandırmak amacıyla da olabilir.
İzlenen dizinin bu sahnesinde intihar olayının ailenin gözü önünde olması, aile tarafından engellenememesi, ailenin çaresizlik sahnesi bu açıdan da sakıncalar içermektedir.
Medya yoluyla intihara görsel maruziyetin çocuk ve gençler için davranışı taklit davranışı için risk faktörü olduğu göz önünde bulundurulduğunda çocuk ve gençlerin ekran başında olabileceği bir zaman diliminde yer alması nedeniyle bu tür sahnelerin çocuk ve gençlerin ruh sağlığını bozucu etkide bulunabileceği ..." şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği, davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının geçerli görülmediği, söz konusu raporun karar vermeye esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu itibarla söz konusu yayının çocuk ve genç izleyici kitlesinin ekran başında olduğu bir saatte ekrana getirildiği,
6112 sayılı Kanun'un 8. madddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiği ve davacıya daha önce aynı yayın ilkesinin ihlâli nedeniyle … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı, bu Üst Kurul kararlarına karşı açılan davada ...
İdare Mahkemesi'nce E:… sayılı dosyada verilen davanın reddi yolundaki kararın kanun yolu incelemesi neticesinde kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığı, söz konusu raporun karara esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının neden dikkate alınmadığının açıklanmadığı, yayının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi değerlendirmelerinin özgün olmadığı, matbu olduğu, somut olayla ve yaptırıma konu yayınla bağdaşmadığı, raporda görüntülerin ne şekilde çocuk ve gençlerin olumsuz yönde etkilediğinin açıklanmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu dizi hakkında, bizzat davalı idare tarafından verilen eğitime dayalı olarak koruyucu sembol kodlama sistemi üzerinden kodlama yapıldığı,
bu kodlamanın neticesinde programın hangi semboller ile yayınlanacağının sistem tarafından otomatik olarak belirlendiği, dolayısıyla yayının belirtilen saatte yapılmasının sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, koruyucu sembol kodlama sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, uyuşmazlığa konu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. madddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesini ihlâl eden herhangi bir unsur bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın koruyucu sembol kullanılıp kullanılmamasından kaynaklanmadığı, akıllı işaretlerin 6112 sayılı Kanun'un 8. madddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin unsuru olmadığı, davacı şirketin akıllı işaretler kullanmasının ihlâli ortadan kaldırmadığı, bilirkişi raporunda söz konusu yayının çocuk ve gençler bakımından zarar verebilecek nitelikte olduğu ve bunların izleyebileceği zaman diliminde yayınlandığının tespit edildiği, dava konusu yayında intihar sahnesi ve bunun sunuluş biçiminin seyirciyi olumsuz etkileyecek nitelikte olduğu,
izleyici kitlenin olumsuz örnek alınabilecek davranış kalıplarını öğrenmekle kalmayıp bu tür davranışlara karşı zamanla duyarsızlaştığı, kanıksadığı, bu durumun çocuk ve gençler için tehlikeli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1399, K. 2023/1895, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama