KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1651 E., 2023/4229 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas No
- 2019/1651
- Karar No
- 2023/4229
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Seferihisar Belediye Başkanlığı'nca 10/07/2015 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan "İmar Uygulaması ve Tapuya Tescil Hizmeti Alımı" ihalesinin 22 ve 25 numaralı düzenleme sahaları ile ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce davanın "ehliyet yönünden reddi" kararının Dairemizin 13/11/2018 tarih E:2015/6229, K:2018/3172 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen kararda; imar uygulaması (parselasyon) yapma yetkisinin taşınmazın bulunduğu belediyelere ait olduğu, parselasyon yapılmasının kümülatif olarak pek çok taşınmazın niteliği gözetilerek yapılabileceği, yine bu çalışmaların yapılabilmesi için ilgili birimlerce belirli bir hazırlık çalışmasının yapılmasının zorunlu olduğu,
bu doğrultuda idarenin takdir yetkisini barındıran bu uygulamada idarelerin mahkeme kararı ile parselasyon işinin düzenleme sahasında mal sahibi olan kişilerce üstlenilmesine zorlanamayacağı, asıl olanın bu hizmetin yapılaşmaya uygun imar parselleri oluşturma görevi olan belediyelerce görülmesi olduğu,
kaldı ki parselasyon masraflarının mal sahiplerince karşılanması durumunda dahi gerekli olan "mal sahiplerinin arsa payı oranı itibariyle çoğunluğunun bu yönde talebinin bulunduğu" hususunun davacı tarafından ortaya konulamadığı gözetildiğinde, ihalenin kanuna ve usule uygun olarak yürütülmediği konusunda bir iddianın da bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarelerin mahkeme kararı ile parselasyon işini düzenleme sahasında mülk sahibi olan kişilerce üstlenilmesine zorlanamayacağını kabul etmekle birlikte, idarece parselasyon işinin mülk sahibi kişi tarafından üstlenilmesine onay verildikten sonra mülk sahibinin de bu konuda masraf ve çalışma yaptıktan sonra, herhangi bir gerekçe gösterilmeden parselasyon işini ihaleye konu etmesinin kabul edilemez olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1651, K. 2023/4229, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama