İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2019/1736 K.2020/2957

Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan farklı tarihlerde alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere…

Esas2019/1736Karar2020/2957Tarih3 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1736 E., 2020/2957 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
3 Kasım 2020
Esas No
2019/1736
Karar No
2020/2957
Davacı
… Petrol İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
Davalı
… Kurumu
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan farklı tarihlerde alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere toplamda (134.400-TL+ 137.356-TL) 271.756,00-TL darî para cezası verilmesine ilişkin 14/02/2012 tarih ve 3694-39 sayılı ... Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Uyuşmazlık konusu numuneye 2004 yılında el konulduğu ve bu tarihte henüz ulusal marker uygulamasının olmadığı, yürürlükte olmayan bir uygulamaya dayanarak verilen idarî para cezasının hukuki dayanağının bulunmadığı, aynı üründen dolayı her defasında idarî para cezası kesilmesinin hukuka aykırı olduğu, ceza yargılaması sonucu beklenilmeden ceza verilemeyeceği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI

Davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı. 4’üncü fıkrasında, mahkemenin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği.

6’ncı (son) fıkrasında da, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde de bu maddenin 4’üncü fıkrası hariç diğer fıkralarının kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar” hak ve yetkisi tanınmamıştır.

Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması, yasa gereğidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirkete ait akaryakıt istasyonundan farklı tarihlerde alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden ve bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 18'inci maddesinin 4'üncü fıkrası ile 4'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasının (ı) bendine aykırı olduğundan bahisle,

anılan Kanunun 19'uncu maddesinin 2'nci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca her bir fiil için ayrı ayrı idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 14/02/2012 tarih ve 3694-38 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/12/2013 tarih, E:2012/1842, K:2013/3718 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/12/2016 tarih ve E:2014/2422.

K:2016/3908 sayılı kararıyla; dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle, savunma hakkının kısıtlandığı, bu itibarla, idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun “bozma” kararına uyularak, davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin 17/12/2013 tarih ve E:2012/1842, K:2013/3718 sayılı davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/12/2016 tarih ve E:2014/2422, K:2016/3908 sayılı kararı ile bozulması ve davalı idarenin karar düzeltme isteminin de İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/12/2018 tarih ve E:2017/1132, K:2018/6152 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine gereği yeniden görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 01/07/2009 tarihinde yapılan denetim sonucu 4 no.lu tanktan alınan akaryakıt numunesinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü'nce yapılan analiz sonucu, alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun rapora bağlandığı, bu rapor esas alınarak 134.400,00-TL;

akaryakıt istasyonundan 28/04/2010 tarihinde yapılan denetim sonucu alınan akaryakıt numunesinin analiz sonucu alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun rapora bağlandığı bu rapor esas alınarak 137.356,00-TL olmak üzere toplamda 271.756,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dairemizin 17/12/2013 tarih ve E:2012/1842, K:2013/3718 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyiz edildiği Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/12/2016 tarih ve E:2014/2422, K:2016/3908 sayılı kararıyla;

"7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." denildikten sonra.

"Hükmi şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır." hükmüne yer verilmiş.

Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesinin son paragrafında, hükmi şahsın yetkili kişisinin bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edildiği takdirde, tebligatın o yerdeki diğer memur veya müstahdeme yapılabileceği öngörülmüştür.

Bu düzenlemelere göre, hükmi şahıslara yapılacak tebliğin öncelikle hükmi şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması halinde ise memur veya müstahdemlerine tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunmaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının belirtilmesi zorunludur.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan farklı tarihlerde alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği ve bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18. maddesinin dördüncü fıkrası ile 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendine aykırı olduğundan bahisle,

anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca her bir fiil için ayrı ayrı idarî para cezası verilmesine ilişkin 14/02/2012 tarih ve 3694-39 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının tesis edildiği; diğer taraftan, dava konusu işlemin tesisinden önce, 03/09/2011 günlü, 3407-97 sayılı kararla davacıdan, söz konusu eylemlerine ilişkin yazılı savunmasının alınması konusunda Denetim Daire Başkanlığı'nın yetkilendirilmesine karar verildiği; anılan yetkiye istinaden Denetim Daire Başkanlığı'nın 03/11/2011 günlü, 64126 sayılı yazısıyla, davacı şirketten savunma istenildiği;

bu yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasından şirket yetkililerinin işyerinde bulunmadığı ya da tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının "daimi işçi ...'e" tebliğ edildiği, nitekim dava konusu kurul kararında da davacının yazılı savunma yapmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; her ne kadar davacı şirkete, akaryakıt istasyonundan alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğundan bahisle idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce, usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, davalı idarece yukarıda belirtildiği şekilde savunma isteme yazısının usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle, savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında ve iptal isteminin reddine ilişkin Daire kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. " gerekçesiyle Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4. ve 50. maddelerinde, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu, kurala bağlanmış; Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmamıştır.

Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 14/02/2012 tarih ve 3694-39 sayılı Kurul kararının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Davalı idarece karar düzeltme aşamasında yapılan …-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2019/1736, K. 2020/2957, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/1736
Karar No
2020/2957
Tarih
3 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1737 K.2020/1261
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1738 K.2020/3116
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1738 K.2020/1262
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2019/1739 K.2020/1263
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1739 K.2020/2956
  • Danıştay 13. Daire E.2019/1740 K.2020/2958

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.