KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1789 E., 2020/3500 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/1789
- Karar No
- 2020/3500
- Temyiz eden (davacı)
- … Yatırım İşletmeciliği İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada … sayılı parsel üzerindeki taşınmazda bulunan Belediye Sokak, No:… adresli dükkanın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle eczane olarak kiraya verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirketin 02/09/2014 tarihinde kazandığı Alışveriş Merkezi (AVM) alanının kiraya verilmesine ilişkin ihale kapsamında kendisine teslim edilen alanın, Belediye Hizmet Binasının 1. bodrum katının 17.980,00 m²'lik kısmı olduğu,
davacı tarafından hazırlatılmış olan 06/01/2017 tasdik tarihli mimari tadilat projesinde, 1. bodrum katta AVM alanından ayrı olarak "belediye bünyesinde kalan alan" olarak belirtilen ve girişi caddeden sağlanan 400,56 m²'lik bir alanın gösterildiği dikkate alındığında, davalı idarece ihaleye çıkarılan (51,00m²'lik ihale konusu taşınmazın da içinde bulunduğu) toplam 400,56 m² alanlı 7 (yedi) adet bağımsız bölümün davacı şirketin 02/09/2014 tarihinde kazandığı ihale ile işletme hakkını elde ettiği 17.980,00 m²'lik alanın dışında olduğu,
bu durumda, davacı şirketin kira sözleşmesi ile kullandığı AVM alanında yer almadığı onaylı mimari projesinden anlaşılan 51m²'lik bağımsız bölümün ihaleye çıkartılmasında "kamu yararı" bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığı, davalı idareye verilen birden fazla mimari proje bulunduğu, davalı idare görevlilerinin kamu gücünü kullanarak uyuşmazlık konusu alanı sözleşme dışına çıkardıkları, uyuşmazlık konusu eczane alanının kendisine kiralanan AVM alanı içinde kaldığı, AVM ihalesine ait Şartname ve Sözleşmede AVM bünyesinde sağlık-güzellik ünitelerinin bulundurulabileceğinin düzenlendiği, eczane alanlarının da bu kapsama dâhil olduğu, mimari projelere göre eczane alanlarının AVM kat planı içinde yer aldığı ve bunların idarece onaylandığı,
dava konusu eczane alanlarının AVM alanının ayrılmaz parçası olduğu, eczane dükkanları için ayrı yapı ruhsatı düzenlenmesinin yasal zorunluluktan kaynaklandığı, yer teslim belgesine eczane dükkanlarının teslim edilmediğine ilişkin bir şerh düşülmesinin beklenemeyeceği, idarece gönderilen 14/01/2015 tarihli yazıda eczane alanlarının sunulan mimari projede AVM alanında kaldığının açıkça kabul edildiği, 09/02/2015 tarihli taahhüt yazısının hukuken geçersiz olduğu, belgenin kendilerince imzalanmadığı, şirketin çift imza ile müştereken temsil ve ilzam edildiği, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin hâlen yürürlükte olduğu,
konuya ilişkin adlî yargıda açılan davanın derdest olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve eksik incelemeyle hüküm kurulmadığı, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin dava konusu ihaleye konu taşınmazın bulunduğu alanı kapsamadığı, kira sözleşmesinde taahhüt edilen 17.980,00 metrekarelik alanın davacıya eksiksiz olarak teslim edildiği, iskân ve yapı ruhsatında davacıya kiralanan AVM alanı ile eczanelerin ayrı ayrı düzenlendiği, davacının 09/02/2015 tarihli taahhüt belgesini imzalamadığına ilişkin iddiasının hukukî dayanaktan yoksun olduğu, adlî yargıda anılan belgenin baskı altında imzalanmış olduğu iddia edilerek imza atıldığının kabul edildiği,
AVM ihalesi sonucu imzalanan sözleşmenin konusu 17.980,00 metrekarelik alanın davacıya onaylanan projeye göre teslim edildiği, yer teslim tutanağında 7 adet eczane dükkanının teslim edilmediğine ilişkin bir şerh düşülmediği, sözleşme konusu alandan fazla bir alanın davacıya teslim edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ihale konusu taşınmazın mimari tadilat projesinde 1. bodrum katta AVM alanından ayrı olarak “belediye bünyesinde kalan alan” olarak belirtilen ve girişi caddeden sağlanan 400,56 metrekarelik alan içinde kaldığı,
ihaleye çıkılan ve eczane dükkanı olarak ayrılan alanın Belediyenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1789, K. 2020/3500, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama