KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2080 E., 2023/5054 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Esas No
- 2019/2080
- Karar No
- 2023/5054
- Temyiz eden (davalı)
- ...Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Elektrik Üretim Ltd. Şti.
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Elektrik üretim lisansı sahibi davacı şirketin, 2012 yılı Ocak ve Temmuz ilerleme raporlarını süresi içerisinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (Kurum) sunmadığından bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 519.650,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete Kocaeli ilinde kurulması planlanan Kirazdere Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi için ... numaralı üretim lisansının verildiği, davalı idarece lisansa konu tesisin tamamlanma tarihine kadar gerçekleştirilen faaliyetleri hakkında ilerleme raporunu sunmadığı gerekçesiyle davacıdan yazılı savunmasının istendiği, yapılan ihtara rağmen ilerleme raporunun sunulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği; dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı ihtar yazısının 14/07/2014 tarihinde ...isimli bir kişiye tebliğ edildiği,
28/06/2018 tarihli ara kararına Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi'nce verilen cevapta adı geçen kişinin davacı şirket adına tescil kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, 08/01/2018 tarihli ara kararına Kocaeli Ticaret Sicil Memurluğu'nca verilen 22/01/2018 tarihli cevabî yazının eki belgelerin incelenmesinden, davacı şirketin yetkililerinin kuruluş tarihinden itibaren ... ve ... olduğu, dava konusu idari para cezasına esas teşkil eden Kurul kararının davacı şirket yetkilisine tebliğ edilememesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. ve 29. maddelerinde düzenlenen usûl izlenerek,
davacı şirket yetkilisinin yerinde bulunmadığına ilişkin şerh düşülüp, iş yerindeki memura veya müstahdeme tebliğ edildiğinin belirtilmesi gerekmekte iken, bu yol izlenilmeden söz konusu işlemlerin yetkili olmayan bir kişinin imzasıyla tebliği yoluna gidildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun, "Bakılan davada, dava konusu işleme dayanak alınan ... tarih ve ...sayılı ihtar yazısının 14/07/2014 tarihinde ... isimli bir kişiye tebliğ edilmesine karşın tebligat alındısında, 7201 sayılı Kanununda yer verilen düzenlemeler uyarınca, tebliğ yapılacak hükmi şahsı temsile yetkili mümessilinin bulunmadığı veya evrakı bizzat alamayacak hâlde olduğunun belirtilmediği;
dolayısıyla tebliğin usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı" açıklaması eklenmek suretiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, tebliğ memurunun işini tam ve eksiksiz yapmamasının tebligatın geçerli olmadığı sonucunu doğurmayacağı, tebliğ memurunun o an için tebligata ehil kimse bulunmadığından ötürü yaptığı tebligatın kabul edilebileceği, tebliğ mazbatasına bu durumun açıkça yazılmamasının tebligat prosedürlerinin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceği, tebligat mevzuatının bu kadar dar yorumlanmasının hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, Kurum tarafından davacı şirkete daha önce yapılan tebligatların aynı şahıs tarafından alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, şirket yetkilisine yapılamayan tebligatlarda yetkilinin yerinde bulunmadığına ilişkin şerh düşülmesi ve bunun üzerine iş yerindeki memur ve müstahdeme tebliğ yapılması gerektiği, davalının bu hususların tebliğ mazbatasında yazılmamasının tebligatın geçerli olmadığı sonucunu doğurmayacağına ilişkin beyanının kabulünün mümkün olmadığı, bu şekilde bir tebligatın usulsüz olduğu, 7201 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2080, K. 2023/5054, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama