KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2794 E., 2021/1864 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2021
- Esas No
- 2019/2794
- Karar No
- 2021/1864
- Temyiz eden (davacı)
- … Deniz Akaryakıt Dağıtım İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisi olan Yörük Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt hareketlerinin varlığının ve dağıtıcı lisans sahibi tarafından otomasyon sisteminin takip ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin bayisi olan şirketin 2016 yılı faaliyetine ilişkin Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda "Niğde Defterdarlığı'nın söz konusu istasyonda 20/01/2016 ve 09/05/2016 tarihlerinde yaptığı iki denetimde otomasyona yansımayan satışların varlığının tespit edildiği hususunun" belirtildiği,
raporun sonuç kısmında ise söz konusu lisans sahibinin motorin alış ve satışlarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, yapılan hesaplamada lisans sahibinin 2016 yılında 835.786,52 litre motorin alış ve satışını beyan dışı bıraktığı sonucuna varıldığı; ayrıca, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın 26/02/2018 tarih ve 20108-A4163/18 sayılı Görüş ve Öneri Raporunda,.
Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alım yapan müşterilerin ibraz ettiği fişlerde yer alan satış tutarları ile 7 güne ait (Z) raporlarında yer alan satış tutarları ve davalı idaredenin tutmuş olduğu otomasyon sistemi verileri karşılaştırıldığında davacının 2016 yılında söz konusu bayiyle çalışıldığı iddia edilen 22 günlük süreye ilişkin somut verilerin sunulduğu, uygunsuzluğun somut tespitlerle ortaya konulduğu,
bu durumda, davacı şirketin dağıtıcısı olduğu bayinin 2016 yılı faaliyetine ilişkin Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapor, bayide yapılan denetim esnasında tespit edilen hususlar, kurum kayıtları ve mevzuat hükümlerininin birlikte değerlendirilmesinden; otomasyon sistemiyle ilgili yükümlüklerini yerine getirmediği sabit olan davacı şirketin denetimde tespit edilen hususların aksini kanıtlar bilgi ve belge sunmaması karşısında aleyhine idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin, lehe kanun hükmünde olduğu, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiillerden sayıldığı, akaryakıt dağıtım şirketlerinin bayilerindeki otomasyon sistemini bu piyasada faaliyet gösteren otomasyon firmalarından temin ettiği, yapılan sözleşme gereği şirketlerin bayilerden aldıkları verileri hem dağıtıcı şirkete hem de davalı idareye ilettiği, otomasyon sisteminde arıza olduğuna yönelik otomasyon şirketine veya davacı şirkete bayi tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı,
bayilerin yada otomasyon firmaları tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle dağıtıcı şirketlere ceza verilemeyeceği, davacı şirketin kamusal düzeni veya akaryakıt piyasası düzenini bozan bir eyleminin olmadığı, otomasyon sisteminin mevzuata uygun şekilde kurulduğu ve verilerin davalı Kurum'a iletildiği, otomasyon verilerinin birbiriyle uyumlu olduğu, kaçak akaryakıt satışına engel olmak ve akaryakıt piyasasını denetim altında tutmak görev ve sorumluğunun davalı Kurum'a ait olduğu halde bu sorumluluğun dağıtıcı şirketlerden beklendiği,
dağıtıcı şirketin bayisine ait istasyona müdahale etme veya otomasyon sistemine bağlı olmaması nedeniyle yaptırım uygulama yetkisinin bulunmadığı, üst sınırdan uygulanan idari para cezasının fahiş olduğu, ön araştırma ve soruşturma prosedürünün usulüne uygun şekilde yapılmadığı, isnat edilen eyleme yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/2794, K. 2021/1864, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama