KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/334 E., 2023/1562 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Mart 2023
- Esas No
- 2019/334
- Karar No
- 2023/1562
- Temyiz eden (davacı)
- …Televizyon Radyo Yayıncılık Sanayi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 19/11/2017 tarihinde yayınlanan "…" adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (b), (f) ve (m) bentlerinin ihlâl edildiğinden bahisle 154.342,00-TL idarî para cezası ve program yayınının 5 kez durdurulması tedbiri uygulanmasına ilişkin …tarih ve …sayılı toplantıda alınan …no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirkete ait televizyon kanalında 19/11/2017 tarihinde saat 22:55'te canlı olarak yayınlanan "…" adlı programda geçen diyaloglarda kullanılan ifadeler nedeniyle 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (b), (f) ve (m) bentlerinin ihlâl edildiğinden bahisle 154.342,00-TL idarî para cezası verilmesine ve program yayınının 5 kez durdurulmasına ilişkin Üst Kurul kararı üzerine bakılan davanın açıldığı;
uyuşmazlık konusu programda, Boşnakları hedef alır ve aşağılar nitelikte ırkçı nefret söylemi içeren ifadelere yer verilmesi nedeniyle ve ayrıca genel ahlaka aykırı nitelikte ve argo anlam içeren kelimelerin birkaç kez tekrarlandığı, program sırasında yorumcular tarafından ima edilen ve yukarıda belirtilen sinkaflı argo cümlelerin ne olduğunun izleyiciler tarafından anlaşıldığı,
yapılan programda, argo kelimelerin gereğinden fazla kullanımından ve toplumda ayrışmayı tetikleyici, toplumu ayrıştırmaya yönelik kin ve düşmanlığa tahrik edici ifadelerden kaçınıldığından söz edebilme olanağı bulunmadığı gibi, bir ırka mensup kişiler hakkında eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı nitelikte ifadeler kullanıldığı, bu durumda dava konusu programda kullanılan ifadeler ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (b), (f) ve (m) bentlerinin ihlâl edildiği, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu programda ihlâl iddiasına konu ifadeleri kullanan kişinin kanal ile ilişiğinin kesildiği, program sunucusunun diyaloglar esnasında konuyu kapatmak için çaba sarfettiği, ertesi gün ise tüm izleyicilerden aynı programda özür dilediği, dava konusu idarî yaptırım kararının ölçüsüz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu Üst Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/334, K. 2023/1562, 30 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama