KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3371 E., 2020/868 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Esas No
- 2019/3371
- Karar No
- 2020/868
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ....
- Vekili
- ...
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... VEKİLİ : ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... VEKİLİ : ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davalı idarece 09/08/2018 tarihinde gerçekleştirilen ".... Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Yapım İşi" ihalesinin yetkilisince iptaline ilişkin 05/09/2018 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu ihaleye aralarında davacı iş ortalığının da bulunduğu üç isteklinin teklif sunduğu, isteklilerden bir şirketin ihaleye katılma şartlarını taşımaması sebebiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, diğer iki istekli şirketten birinin yaklaşık maliyetin üzerinde, davacı iş ortaklığının ise yaklaşık maliyetin altında teklif vermesi nedeni ile ihalenin davacı iş ortaklığı üzerinde bırakıldığı; ancak ihale yetkilisinin 05/09/2018 tarihli kararı ile "kamu yararı ve yeterli rekabet sağlanmadığı"ndan bahisle ihalenin iptal edildiği, olayda, yaklaşık maliyetinin ...-TL olarak belirlendiği,
ihalede teklif veren üç istekliden birinin teklifinin değerlendirme dışı kaldığı, değerlendirmeye alınan iki tekliften birinin ...-TL (yaklaşık maliyetin üzerinde), davacı iş ortaklığının teklifinin ise, ...-TL (yaklaşık maliyetin altında) olduğu, dolayısıyla yaklaşık maliyetin altında tek bir teklif bulunması nedeniyle gerekli rekabet şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, bu durumda, ihaleye her ne kadar üç istekli katılmış ise de, sonuç itibarıyla iki geçerli teklifin bulunduğu ve bu iki geçerli tekliften birinin de yaklaşık maliyetin üzerinde olduğu hususu dikkate alındığında;
idarenin ihaleyi iptal edebilmesi için "takdir yetkisi" çerçevesinde makûl sebeplerin oluştuğu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca ihaleyi yapan idarenin, anılan Kanun'un 5. maddesinde belirtilen rekabet, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerini gözetmek zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de ortaya konulamadığından,
ihalenin iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, davalı idarece uyuşmazlık konusu ihalenin iptali için somut olarak herhangi bir gerekçenin belirtilmediği, dolayısıyla tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, rekabetin sağlanabilmesi için belirli bir sayının aranmadığı, ihalede zarflar açıldıktan sonra idarenin rekabetin şartlarının oluşmadığını iddia edemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin kamu yararı dikkate alınarak takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiği, keyfiliğin söz konusu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3371, K. 2020/868, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama