KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3497 E., 2023/1707 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- Esas No
- 2019/3497
- Karar No
- 2023/1707
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 15-16 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı sırada akaryakıt satışı yapılmamasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı olduğundan bahisle bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 5. fıkrasında kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması hâlinde bayilik lisansının iptaline karar verileceği düzenlemesine yer verildiği, olayda her ne kadar davacı tarafından 15-16 Temmuz gecesi satış yapılmamak suretiyle kanunun ihlâl edildiği açık ise de, davacı tarafından gerçekleştirilen bu eylemin kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyan niteliğinde bulunmadığı, aynı fiil nedeniyle davacı şirkete 84.575,00-TL idari para cezası uygulandığı ve bu işlemin ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu,
aynı zamanda bayilik lisansının iptali yaptırımının uygulanmasının ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin bayilik lisansının iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 01:30 - 05:00 arasında satış yapılmadığının tespit edildiği, detaylı bir araştırılma yapılması için 5015 sayılı Kanun'un "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesi uyarınca davacı şirket hakkında soruşturma başlatıldığı, hazırlanan soruşturma raporu ve davacıdan alınan savunmanın değerlendirilmesi sonucunda, davacının eyleminin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 56. maddesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/3497, K. 2023/1707, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama