KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/522 E., 2023/1404 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Esas No
- 2019/522
- Karar No
- 2023/1404
- Temyiz eden (davacı)
- …Bakanlığı (…Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Kurulu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 11/05/2015 tarihinde yayınlanan "…" programında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 13.601,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; uyuşmazlığa konu programda, 2014 yılının Aralık ayında Diyanet İşleri Başkanı'na alınan aracın fiyatının 1 milyon TL olduğuna ilişkin haberlerin yayınlanması üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca 13/12/2014 tarihinde kamuoyuna bir açıklama yapılarak haberin tamamen gerçek dışı ve maksatlı olduğunun bildirildiği, 14/12/2014 tarihinde ikinci bir açıklama yapılarak aracın satın alınma bedelinin 322.000,00-TL olduğu açıklanmış olmasına karşın, 11/05/2015 tarihinde yayınlanan haber bülteninde haber boyunca ekranda büyük puntolarla "milyonluk makam aracı" ibarelerine yer verildiği,
bu durumun, yayın hizmetleri, "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır." ilkesinin tekraren ihlâli niteliğinde olduğu, habere konu aracın fiyatı konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı, yayına konu haberin soruşturulması mümkün ve basit bir incelemeyle ortaya konulabilecek iken, doğrulanmış ve gerçek bir bilgiye sahip olunmadan net ifadelere yer verilerek toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olunduğu, bu nitelikte haber ve iddiaların basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kapatılan şirketin haklarının ve alacaklarının Hazineye geçtiği, idari para cezasının kesinleşmesi durumunda mal varlığının etkileneceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/522, K. 2023/1404, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama