KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1022 E., 2021/2016 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/1022
- Karar No
- 2021/2016
- Temyiz eden (davacı)
- … Petrol Ürünleri Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirket tarafından, kendi tescilli markası altında faaliyet gösteren "… Petrol" unvanlı bayisinde istasyon otomasyon sistemini fiilen faaliyete geçirmediğinin ve/veya otomasyon verilerini izlemediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; istasyon otomasyon sisteminin fiilen faaliyete geçirilmemesi fiilinin sabit olduğu, bu nedenle, fiilin gerçekleştiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin son fıkrasındaki teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurulması ve uygulanması şeklindeki ihlâlin olayda gerçekleştiği, davacı şirket tarafından, denetim tarihinden önce bayilik sözleşmesini feshettiğinden, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, davacı şirketin akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladığı.
Petrol Ürünleri Nak. İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ne gönderdiği … tarih ve … sayılı Noter ihtarnamesinde, 09/04/2010 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde feshin hüküm ve sonuçlarını doğuracağının bildirildiği, söz konusu ihtarnamenin 10/04/2012 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla feshin hüküm ve sonuçlarını 13/04/2012 tarihinde doğurmaya başladığı, idarece akaryakıt istasyonundaki denetimin ise 09/04/2012 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından, 09/04/2012 tarih itibarıyla davacı ile.
Petrol arasındaki bayilik sözleşmesinin devam etmesi sebebiyle, davacının söz konusu iddiası yerinde görülmemiş ve davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, denetim tarihinden önce bayilik sözleşmesini feshettiği ve işlemin hukuka aykırı olduğu, ilgili yasanın Anayasa aykırı olduğu ve bu sebeple iptali için Anayasa Mahkemesine gidilmesi ve lehe yasa değişikliği nedeniyle cezanın iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1022, K. 2021/2016, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama