KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1046 E., 2022/202 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2022
- Esas No
- 2020/1046
- Karar No
- 2022/202
- Temyiz eden (davacı)
- … Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda 22/03/2017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00 TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 22/03/2017 tarihinde yapılan denetimde, 01/01/2017-22/03/2017 tarihleri arasında kalan dönemin incelendiği, bu dönemde sadece 1.513,02 litre benzin ürünü girişinin görüldüğü, tanklara motorin dolumu gözükmediği, ancak sevk irsaliyelerine göre 28/01/2017 tarihinde 3.223 litre, 03/03/2017 tarihinde 3.229 litre, 18/03/2017 tarihinde 3.210 litre olmak üzere toplam 9.662 litre motorin alındığı fakat otomasyon sisteminde bu ürünlerin tank dolum kaydının bulunmadığı,
22/03/2017 tarihine ait bir günlük plaka bazlı sorgulamada 11 ayrı akaryakıt satışı görüldüğü ancak litre bazlı sorgulamada 2 adet satış yapıldığı, inceleme dönemi içerisinde başka günlerde de aynı hatanın yapıldığı, aynı tarihte Gelir İdaresi Başkanlığı personelinin yaptığı incelemede de inceleme dönemine ilişkin tanklara girişi yapılan yakıt miktarı ile tanklarda kalan yakıtın anlaşılamadığının tespit edildiği, bu hususların tutanakla sabit olduğu, otomasyon sisteminin denetime konu inceleme döneminde sağlıklı çalışmadığı,
davacı şirketin otomasyon sisteminin sağlıklı çalışması için mevzuattan kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediğinden davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin kurulduğu ve çalışır vaziyette bayiye teslim edildiği, otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, fiili denetim yapma yetkileri bulunmadığından otomasyon sistemine yansımayan aykırılıkların fark edilmesinin mümkün olmadığı, otomasyon sistemi uygulama zorunluluğu bulunsa da bu konuda davalı idare tarafından belirlenen bir standart bulunmadığı, soruşturmaya konu olayda 2 adet dolum kaydının sistemdeki arıza nedeniyle otomasyon sistemine yansımadığı ancak gün sonu stok verisine yansıdığı,
bu durumun fark edilmesi üzerine gerekli düzeltmenin yapıldığı, olayda kayıt dışı ikmal bulunmadığı, otomasyon verilerinde tutarsızlık bulunmadığı, bayi tarafından kaçak akaryakıt satışı yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiillerden olduğu ve idarî para cezası verilmemesi gerektiği, bayi nezdinde ihlâl söz konusu olsa dahi bu ihlâlden herhangi bir menfaat elde edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, başkasının eyleminden dolayı cezalandırılarak cezaların şahsiliği ilkesinin ihlâl edildiği,
hangi nedenle üst sınırdan ceza uygulandığı belirtilmediği gibi uygulanan cezanın fahiş olduğu, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, kendileri hakkında yapılan soruşturmanın eksik ve özensizce yapıldığı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara dayanılarak işlem uygulandığı, suçlamaya konu eylemin gerçekleştiğinin somut olarak ortaya konulamadığı temyiz ve ek beyan dilekçeleriyle ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1046, K. 2022/202, 25 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama