KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1284 E., 2022/201 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2022
- Esas No
- 2020/1284
- Karar No
- 2022/201
- Temyiz eden (davacı)
- … Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, sözleşmeli bayisine ait akaryakıt istasyonunda 27/10/2016 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda bulunan tank otomasyon sisteminin çalışmadığı, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını engelleyecek müdahalelere karşı gerekli tedbirlerin alınmadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00 TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda, davalı Kurum Denetçileri tarafından 27/10/2016 tarihinde yapılan denetimde düzenlenen tutanakta, istasyonda otomasyon cihazının devrede olduğu, fakat tank durumları ve seviyelerini göstermediğinin tespit edildiği, tutanağın istasyon çalışanı tarafından imzalandığı, 1240 sayılı Kurul kararı uyarınca istasyonlarda bulunan otomasyon sisteminde oluşan arızaların mezkur kararda belirtilen süre içerisinde dağıtıcı lisansı sahibi şirket tarafından giderilmesi gerekirken giderilmediği,
ayrıca dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü oldukları, bu yükümlülüğün, bayide sürekli denetimi gerektirdiği, dolayısıyla bayideki otomasyon arızasına ilişkin herhangi bir bilgisinin olmadığı savunmasının kabul edilemeyeceği belirtilerek davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, bayisine ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin kurulduğu ve çalışır vaziyette bayiye teslim edildiği, otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, fiili denetim yapma yetkileri bulunmadığından otomasyon sistemine yansımayan aykırılıkların fark edilmesinin mümkün olmadığı, otomasyon sistemi uygulama zorunluluğu bulunsa da bu konuda davalı idare tarafından belirlenen bir standart bulunmadığı, soruşturmaya konu olayda otomasyon sistemine yansıyan herhangi bir aksaklık tespit edilemediği, bayi tarafından kaçak akaryakıt satışı yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı,
bayinin kişisel ve ekonomik menfaat sağlayabilmek için gerçekleştirdiği eylemden dolayı kendilerinin cezalandırılamayacağı, aynı eylem nedeniyle bayiye verilen ceza ile kendilerine verilen ceza arasında eşitlik bulunmadığı, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiillerden olduğu ve idarî para cezası verilmemesi gerektiği, bayi nezdinde ihlâl söz konusu olsa dahi bu ihlâlden herhangi bir menfaat elde edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, başkasının eyleminden dolayı cezalandırılarak cezaların şahsiliği ilkesinin ihlâl edildiği,
hangi nedenle üst sınırdan ceza uygulandığı belirtilmediği gibi uygulanan cezanın fahiş olduğu, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, suçlamaya konu eylemin gerçekleştiğinin somut olarak ortaya konulamadığı temyiz ve ek beyan dilekçeleriyle ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1284, K. 2022/201, 25 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama