KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1632 E., 2020/2617 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas No
- 2020/1632
- Karar No
- 2020/2617
- Temyiz eden (davacı)
- … Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Vekil
- …
- Karşı taraf (davalı)
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
- Vekilleri
- …
- İstemin_konusu
- … İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 01/01/2013 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe giren mevzuat kapsamında uygulanan düzeltme bileşeni formüllerinin 2011 ve 2012 yılları için uygulanması ve bu surette belirlenen tutarların 2013 yılı gelir tavanı ve 2013 yılı l. Çeyrek destekleme tutarı hesaplamalarında dikkate alınması yönünde yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/08/2017 tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 29/03/2018 tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
01/01/2013 tarihinden geçerli olmak üzere "Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ" ve "Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"de yapılan mevzuat değişikliğinin geçmişe dönük olarak (2011 ve 2012 yıllarına) uygulanması isteminin, hukuki güvenlik ilkesi ve doğrudan geçmişe yürümezlik ilkesine aykırı olduğu,
Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce verilen 13/06/2017 tarih ve E:2013/1392, K:2017/1929 sayılı kararın gereğinin yerine getirilmesini teminen, 01/01/2013 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe giren mevzuat kapsamında uygulanan düzeltme bileşeni formüllerinin 2011 ve 2012 yılları için uygulanması ve bu surette belirlenen tutarların 2013 yılı gelir tavanı ve 2013 yılı l.
Çeyrek destekleme tutarı hesaplamalarında dikkate alınması yönünde yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/08/2017 tarih ve … sayılı Kurul kararına yapılan itirazın reddine dair Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, talebin geriye yürümezlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği ve henüz tamamlanmamış oluşum içindeki olaylar bakımından geriye yürümezlik ilkesinin uygulanmayacağı, 2011 ve 2012 yıllarında Kurul'un hatalı değerlendirmesi sonucu yüzde 2.3'lük brüt kâr marjını elde edemediği ve kararın hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1632, K. 2020/2617, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama