KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1957 E., 2021/295 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/1957
- Karar No
- 2021/295
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Madeni Yağ Gıda Nakliyat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin akredite laboratuvar analizinde "akaryakıta solvent karıştırarak tağşiş" edildiğinin, ayrıca ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 147.933,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 31/10/2019 tarih ve E:2014/1089, K:2019/3333 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonunda 19/09/2011 tarihinde yapılan denetimde istasyondaki 6 numaralı yakıt tankından alınan numunelerin marker ölçümlerinin geçersiz çıktığı, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü'nde yapılan analiz sonucu düzenlenen raporda, numenin "solvent" içerdiğinin tespit edildiği, bu rapor esas alınarak tağşiş ve ulusal marker geçersizliği sebebiyle dava konusu işlem ile idarî para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
dava konusu Kurul kararı alınmadan önce davacının yazılı savunmasının istenilmesine ilişkin 04/07/2012 tarihli yazının davacının bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında, ticari işletmenin temsilcisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının davacı şirketin daimî çalışanına tebliğ edildiğinin belirtildiği ve bunun üzerine, yasal süre içinde savunma yapılmadığı belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği;
bu durumda, davalı idarece tebligat işlemlerinin usulüne uygun şekilde yaptırılmamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, tebliğ mazbatasında ticari işletmenin temsilcisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmesi gerektiğine ilişkin olarak mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı, kayıt düşülmemesinin tebligatın usulsüz yapıldığı anlamına gelmeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/1957, K. 2021/295, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama